Emre Gökhan Vuran

Emre Gökhan Vuran

Başlıksız Belge

Gözlemim şu. SEO firması ile müşterileri arasında ciddi bir sevgi sorunu var. Peki kapitalizmin en şımarık çocuğu olan bilişim dünyası ile torunu SEO dünyasının alanında sevgi nasıl olabilir ki?
Burada her şey para. Kapitalizmde sevginin yeri var mı? Cevap ilk akla gelen olur, herhalde. İşin ucunda yeterince para varsa severiz. Hatta kör kütük aşık oluruz. Ancak bu sektörde istenen başarıya ulaşmak için hem hizmet verenin hem müşterinin paradan çok öte ciddi sevgiye ihtiyaçları var.

SEO Firması Nasıl ve Ne Zaman İşe Yarar?

Önce çalışmanın iki aktörü, hizmet verecek firma ve hizmet alacak müşteri açısından durumu ortaya koyalım;

SEO Firmasısınız;

Müşterinin isteğinin sınırı yok. Bir bilişim firması iseniz sınırlar sizin için çok geniş ve belirsiz. Duvar yapsanız, çatı onarsanız işin boyu eni belli. İşin nerede biteceği belli. Bilişimde bu yok. Müşteri sürekli talep ediyor. Google sürekli bir şeyleri değiştiriyor. Üstelik diğer rakip bilişim firmaları da denklemde. Sürekli daha fazlasını yapıyorlar. Sürekli kendinizi geliştirmek zorundasınız.
Başta umutlu ve hümanist bir yazılımcı, tasarımcı dahi olsanız, berbat ötesi berbat bir rekabet içinde kısa zamanda bir kapitalist canavara dönüşmüş halde size benzeyen gözü kırmızı insanlar ile dolu bir plaza ofisinde kendinizi buluveriyorsunuz.

Bir SEO firmasının reklam sloganları da genelde delirmiş halde hamburger satmaya odaklı Mcdonalds reklamcılarından çıkma gibidir.

“En iyisiyiz, çünkü işimizi çok seviyoruz!”
“Bizimle yükselin”
“Rekabette Öne Geçin”
“Deneyimli ekibimiz ile her an yanınızdayız”
“Sizi düşünüyoruz, Sizin için çalışıyoruz”
En iyi SEO firmasıyız
“Bizden öte firma daha kurulmadı”
“Akşam sekizde sizi ilk sıraya koymasak, kendimizi kesiyoruz.”

Bir SEO Çalışması Müşteri Adayı İseniz;

Müşteri açısından ise SEO bir korku vadisi. Zaten yeni yeni web sitesini kavradınız. Bir de karşınıza geçip, bilinmezler ile dolu tonlarca kuraldan bahsediyorlar. Şu olmuş bu olmamış. Anlamıyorsunuz. Her adımda güvenilmeyen bir zeminde ilerlediğinizi hissediyorsunuz. Sürekli sorular soruyorsunuz. Ama rakipleriniz Google sıralamalarında ilerledikçe hep eksik kaldığınızı da hissediyor, bir an önce ilk sıra için SEO firmalarına baskıyı daha da arttırıyorsunuz.
Ama bütçelerini değil. Çünkü bütçe hep kısıtlı. Önyargılar size sanal bir işe para yatırmayı kazıklanmanın diğer adı olarak sunuyor. Otomobil satın alsanız direksiyonu olur tutarsınız. Ev alsanız içine geçip oturursunuz.
SEO ne ola ki? Üstelik yekünde otomobil, ev kadar para vereceğiz ha? Bu adamlar ne yapıyor da bu kadar para vereceğiz?
Bir iş görüşmesi sahnesini tekrar yorumlayalım. Bir müşteri ve bir SEO firması veya web tasarım firması pazarlık konuşması ;

Müşterisiniz, bir SEO çalışması, bir web tasarım vs. yaptırmak istiyorsunuz. Google’da ilk sıralarda çıkan bir SEO firmasını çağırdınız. Referanslar iyi, kendinden emin karşınızda oturdular, anlatıyorlar. Teknik terimler havalarda uçuşuyor.

Olan konuşmaları es geçelim, iki tarafın aklından geçenleri bir diyaloga döksek, konuşma ilk saniyesinden itibaren aslında şöyle gerçekleşiyor.

Müşteri: Bu iyi aklıma yattı, bakalım üç kuruşa işi yaptırabilir miyim?
SEO Firması: Tamam, bu iş olur. 3 kuruşluk iş yaparım, 100 liralık ödeme isterim, Acaba parayı ne zaman yatırır.
Müşteri: Bu konudan sonra bahsedeyim, işe başlasın, sonra aynı paraya onu da yaptırırım.
SEO Firması: Acaba parayı ne zaman yatırır?

Durumun başı böyleyken işin ortası ve sonu da pek farklı olmuyor. Şimdi okuyanı daha fazla sıkmadan saf gerçekleri hemen özetleyeyim;

1) Firma üretimi, hizmetleri, Web tasarımı, SEO çalışması, internet reklamcılığı vs. hepsi bir bütünün parçalarıdır. Beraber düşünülürse başarılı olur. Kötü bir web sitesinin SEO çalışması firmaya ekstra cirolar kazandırmaz. Veya kötü bir ürünün, pahalı bir ürünün çok iyi reklamı da firmaya cirolar kazandırmaz. Önce hizmetiniz kaliteli, ürününüz uygun fiyatlı, kadronuz çalışkan, web siteniz kullanışlı olursa SEO çalışması da başarılı olur. O yüzden ilk odağınız Google da yükselmek değil, işinizi iyi yapmak olmalıdır.

2) Web sitesi ardından SEO çalışması, firmanız batarken son bir umut diye başlanacak çalışma değildir. Hatta önce web sitenizi adam gibi eli yüzü düzgün yaptırıp sonra firmayı açmanız gerekir. Çalışma firmanızın ilk günü başlamalıdır. İflas ederken değil.

3) Diyelim kalite kriterlerini yerine getiren bir firma sahibisiniz. Web siteniz hazır, Google sıralamalarında başarı ve süreklilikte istiyorsunuz. Bunun için belli bir miktar para da vermeye hazırsınız. SEO firmasını çağırdınız. İlk bilmeniz gereken şu: Biz dahil bu firmalar Google'da kendimiz ile anahtar kelimelerde üst sıralarda çıkmak için ciddi bir enerji sarf ederiz. Ama bu, size de o enerjiyi bedavaya sarf edeceğiz anlamına gelmez. Bunu sağlamanın yolu ilk olarak işi sizin ciddiye almanız ve mantık sınırları içinde bir bütçe belirlemenizden geçer. Hiç kimse, firma, kişi, çalışan vs. ayda size 10 gün zaman ayırıp 2 günlük ücrete peki demez. Derse de ileride sorun olacak demektir. Bir firmaya 5 günlük iş yaptırıyorsanız, vergileri de karı düşünerek en az 10 günlük para ayırmaya hazır olmalısınız.

4) SEO, Reklamlar, İnternet Reklamları, Web Tasarım ve diğer her şey bizzat firma sahibinin ilgisini ister. Kimse kendinizin dahi ilgilenmediği bir iş ile sizin kara kaşınız hatta yeşil dolarlarınız için dahi sizden daha fazla ilgilenmez. Siz bu işler ile ilgilenmekte ne kadar ciddi iseniz, karşıdaki firma da o kadar ciddi olur.

5) İçerik, İçerik, İçerik. Gerçekten ciro artırmak istiyorsanız ilk yapmanız gereken sürekli olarak içerik hazırlamaktır. Bu ürünlerinizin tanıtım yazısı olabilir, hizmetinizin videoları olabilir hatta youtuber olmak isterseniz saçma bulunan videolarda olabilir. Kısaca içerik yoksa başarıda olmaz. Internet te size hayat yoktur. İçerik olmadan yapılacak SEO çalışmasıbacklink tarlaları oluşturmak” denen tehlikeli, başarılı olsa dahi çoğu zaman dengesiz yöntemleri içerir.

Doğru SEO Uzmanı Kimdir ve Başarılı SEO Çalışması Neleri Kapsar ?

Gerçekler böyle iken yazımızın amacına ve başına, müşteri ile bilişim firmaları arasındaki ciddi sıkıntıya dönelim. Sevgi.
Biz bizeyiz. SEO firması veya SEO uzmanı, işimizi çok seviyorum, seviyoruz, sizin için çalışıyoruz gibi sloganlar ile geliyorsa o dediklerinin asıl anlamı “biz parayı çok seviyoruzdur”. Gerçekçi olalım ruh sağlığı normal hiçbir canlı, SEO çalışması kadar karmaşık, stres dolu ve beklentileri tavan yapmış bir sektörde sadece “işimi çok seviyorum” diye çalışmaz.

Ben bunu duyan bir müşteri olsam “madem çok seviyorsun, işte sana fırsat, yap bana iki sene bedavaya çalışma, her yer sevgi dolu olsun” derdim.

Önce şu ana fikri netleştirelim. Başarılı SEO çalışması kelime anlamı olan “Arama Motoru Optimizasyonu” anlamından çok daha fazladır.

1) Başarı için hem SEO uzmanının hem müşterinin arama motorlarının neden bu kuralları getirdiğini gerçekten özümseyerek anlaması lazımdır. Neden şudur; “Bir web sitesi ziyaretçisine en iyisini sunmak”. Web sitesi de sadece bir araçtır. Aradan çıkarın web sitesini, geriye “bir ziyaretçiye en iyisini sunmanın” kaldığını fark edeceksiniz. Özgün içerik, hızlı ulaşılan siteler, mobil uyumlar, tüm bu kurallar tek bir şey içindir. “Ziyaretçiye (ki bu sanal değil, kanlı canlı müşterinizdir) En İyisini Sunmak”. Çaba tüm firma ile ilgili detaylarda en iyisi olmaktır.
2) Doğru SEO uzmanı önce başarılı bir iletişim uzmanı olmalıdır. Başarılı bir çalışma firma sahibi ve çalışanları ile birebir iletişimi, o firmanın ne ürettiğini ne hizmet verdiğini anlamayı içerir.
3) Uzman üst düzey bir web tasarımcısı da olmalıdır ki web sitenizi arama motorlarının kurallarına hazırlayabilsin.
4) SEO uzmanı web sitesini tasarlamadıysa sizin için tasarlayan web yazılımcıları ile mücadele edebilecek kadar o web yazılımından da anlamalıdır. Böylece o web sitesini SEO çalışmalarına uygun hale getirtebilsin.
5) Özgün ve anlamlı içerik yazabilmelidir. Veya yazdırabilmelidir. Bu yüzden SEO uzmanı veya SEO firması, sizin firmanızı, ürünlerinizi ve hizmetini iyi bilmelidir.
6) SEO çalışması internet reklam çalışmasını da içerir. SEO uzmanının internet reklam kanalları bilgisi olmalıdır ki sizi yönlendirebilsin.

Görüldüğü gibi SEO çalışması yapacak kişinin çok fazla bilgisi ve isteği olmasını gerektiren çok kapsamlı bir çalışmadır. Yapılacak işlerinde kapsamı en özet başlıklar ile;

  • Web sitesinin teknik olarak analiz edildikten sonra SEO uyum adına açıklarının kapatılması belki de tekrar yapılması,
  • İnternette sunulan tüm firma dökümantasyonun elden geçmesi ve bu bilgilerin okunabilir, anlaşılabilir kullanıcı dostu bir bilgi veren içerikler haline getirilmesi.
  • Sürdürülebilir düzende yeni içeriklerin yazılması,
  • Firma sosyal medya hesaplarının düzenlenmesi, firma takipçi sayılarının arttırılması,
  • Ziyaretçi trafiğini arttıracak diğer pazarlama kanalları ve internet reklam çalışmaları,
  • Firma içi içerik oluşturma eğitimleri,
  • En az haftalık düzende iş planlarını ve bilgilendirme toplantılarını içerlemelidir.

Bu maddelerin ne kadar yoğun yapıldığı SEO çalışmasının başarısını belirler. Farkına varacağınız gibi "hadi internet sitenize 10-15 backlink sağlayalım, birazda anahtar kelime dolu ama anlamsız 300-350 kelimelik içerikler girelim, şurada da mutlu bir otlayan kuzucuk olsun" mantığı ile başarılması mümkün bir iş değildir. En azından hizmet veren için parasını kazandığından dolayı bu onlar için bir başarı da olsa müşteri açısından boşa giden emek, para ve güven kaybından başka bir şey değildir.

SEO kelimesine anlam açısından “arama motoru optimizasyon” çalışması olarak bilinir. Ancak işin içine girecek SEO hizmeti sunan firmalar ve bu hizmetten yarar sağlamayı bekleyen müşteriler bilmelidir ki asıl tanım şudur;

SEO, bir firmayı Internet Yüksek Kalite Standartlarını sağlayacak duruma getirmektir.

Bu kalite standartlarının içeriğini de SEO kuralları oluşturur. Arama motorlarının bu kuralları getirme amacı da budur. Kaliteli sonuç (iyi firma) ile kalitesiz sonucu (kötü firma), SERP (arama sonuç sayfaları) sıralamalarında ayırabilmek.
Bu durumda asıl vurucu noktaya geldik. Daha bu tanım ne SEO firmalarınca ne müşterilerce anlaşılmamışken;

Anlaşmalarda olmayan, tanımlanamayan ve ekstra türlü türlü zorluklar yaşayacak SEO uzman ve firmaları hem çok bilgili hem de anlayışlı olmak zorundadırlar. Temel sorun da egodur. İyi bir SEO firması, ekibi veya uzmanı iseniz egonuzu bir kenara koyup yola devam edebilen biri olmalısınız. Bunu yapabilmenin yolu da sadece çok para kazanma tutkusu ile sağlanamaz. SEO firması ve SEO uzmanı, önce insanı sevmelidir. Müşteriye düşen ödev de böyle bir çalışanı bulursa onu kaybetmemektir. Müşteri, edilen emeklerin değerini ödeme isteğini de barındıran yüksek bir kültür düzeyine ulaşmalıdır. Başarılı bir SEO çalışması iki aktöründe bu yüksek sosyal düzeye bir an önce gelmesi ile olur. İşte harika SEO çalışmasının mucizevi sırrı budur.

Pazartesi, 26 Kasım 2018 04:07

SEO Çalışması Artık Çok Net

Yeni Google Search Console ile tanışın. Mutlaka!
SEO çalışmasını simya çalışmalarına benzeten pek çok kaynak okudum. Bu tümüyle yazan kişinin cahillikten söylemiş olduğu bir önyargıdan başka bir şey değil. SEO üzerine kafa yoran herkesi, kurşundan altın üretmeye çalışan yarı kaçık orta çağ bilim adamlarına benzetmek en az hali ile hoş değil. En kötüsü de doğru değil. Arama motoru optimizasyon çalışması kadar veriye ve istatistiğe dayalı başka bir çalışma var mıdır hiç sanmıyorum. Bu düşüncemizi yeni Google Search Console'a kadar hiç bu kadar net kanıtlama şansımız olmamıştı.

SEO Uzmanlarının Yeni Yoldaşı, Yeni Google Search Console

Google Search Console’un da yenilenmesi ile artık sitelerin performansları alenen gözler önüne serildikten sonra her şey daha temiz hale geldi.
Sanırım Google da SEO çalışmalarına bir yandan engel olmanın artık faydasız bir meşgale olduğuna kanaat getirdi. Şimdi SEO çalışmalarını tamamen destekler ve onaylar bir şekilde verileri site sahipleri ve tasarımcıları ile paylaşmaya başladı.
Daha önce SERP yani arama motoru sonuç sayfalarında yapılan aramalarda sitelerimizin linklerinin nerede olduğunu başka sitelerde takip ediyorduk. Halen bu siteler de yararlı ama şimdi ana kaynaktan durumu öğrenmek, SEO çalışmasının ne denli önemli bir iş olduğunu müşterilere ilk elden göstermek açısından büyük bir gelişme oldu.

Yeni Google Search Console
Yeni Google Search Console

Yeni Google Search Console’a Mutlaka Geçin

En önemli özelliği ile site performansını görmek ve gösterebilmek bir çok SEO uzmanının elini çok rahatlatacaktır.
SEO çalışmasının istatistik biliminin de bir kolu olduğunu artık rahatlıkla anlatabileceğiz. Siteye yapacağınız her etkinin bir sonucu olduğunu an an takip etmek ve Google üzerinden göstermek mutlaka ki bazı sonuçlara yol açacaktır.
Artık siteniz hangi konumda, hangi anahtar kelimelerde hangi sırada görebiliyorsunuz. Bunu iyi SEO uzmanları zaten yapıyordu, şimdi ise Google onaylı olarak müşterilere de gösterebileceğiz.

SEO Çalışmasına Yeni Google Search Console Verileri Üzerinden Yorumlar

Buna göre iyi bir çok yerli ve yabancı SEO uzmanın bildiklerinin yeni Google Search Console site performans bölümüne göre doğru olduğunu söyleyebilirim.
Ama verileri değerlendirdiğimizde en ilginci neredeyse Türkiye’deki tüm SEO uzmanlarının da bazı konularda çuvalladığını da görmekti.
Yeni Google Search Console’daki site performans verilerini iyice irdelemek çok önemli. Bu veriler sitenizin bağlı olarak ta firmaların geleceğini belirleyecek çok önemli cevaplar içeriyor.

Google’a göre doğru SEO çalışması şunları içermeli

1) Web sitelerindeki makale sayısı çok önemli. Ne kadar çok link ve makale o kadar çok arama da görünme demek.
2) Web sitesinde özgün içerik olan makaleler Google için gerçek birer yıldız oluyorlar. Ne başka sitelerin kaç backlinki olduğu ne site içi SEO çalışmasının diğer öğelerinin mükemmel olması. Tek gerçek Google’da arama yapan kişilerin makalenizi ne kadar verimli bulduğu ve okuduğu. Ben yerinizde olsam hemen sektörünüz ile ilgili ne kadar sık sorulan ve merak edilen varsa uzun birer özgün yazı hazırlamaya girişirdim.
3) Şişirme makaleler Google’ın semantik içerik algılayıcılarına takılmışlar. Oldukça da zarar vermişler. Bu yüzden içerik içinde anahtar kelimelerin geçmesi makbul ama bilgi vermiyorsa boşuna uğraş yapmayın.
4) En başarılı makaleler doğal ve kaç anahtar kelime geçmiş geçmemiş diye düşünmeden yazılmış makaleler olmuş. H1, H2 den önce bilgi veren özgün yazı ve resimler daha çok yol almış.
5) Resimler ile süslenen makaleler daha çok Google tarafından takdir görmüş.
6) Sektör ile ilgili dolandırıcılık, hilekarlık tarzı makaleler çok prim yapıyor bilesiniz.
7) Google benim işletmem ( Google My Business )kısmına önem vermiyorsanız SEO çalışması yaptık demeyin. Her kriteri ayrı ayrı geliştirmek büyük etki yapıyor.
Google eskinden de yaptığını şimdi teşvik etmek için tüm verileri paylaşma yoluna gitti.
Yani yazın, yazmaya devam edin.
Yeter mi yetmez. İçeriğin her çeşidi makbul. Video çekin, yükleyin, paylaşın.

SEO çalışmasının ana temeli, içerik üretin ve çalmayın, çırpmayın.

SEO çalışması simya değil, istatistik biliminin bir koludur. Verileri okuyup çalışmanızı verilere göre yönlendirirsiniz.
Son bir not, tüm SEO çalışanları adına eklemek istiyorum. Google Analyitcs verileri ile birleştirilmiş ayrıntılı yeni Google Search Console, firmasına milyonlar kazandırmasına rağmen SEO uzmanlarına para vermemek için analizlere boş gözlerle bakıp “hı hı” deyip çalışmaları ısrarla anlamsız göstermeye çalışan umursamayan hatta yerden yere vuran tüm firma sahiplerine ithaf olunacak.
Bir firma sahibi bu kadar istatistikten sonra hala mı SEO çalışması nedir yahu diye soracak ? Hala mı ben anlamıyorum ne karışık ve gereksiz iş diyecek? Mutlaka böyle olacak ama bu sefer fazladan hayretten hayrete gireceğiz. Hem bir firmanın geleceğinden sorumlu olacaksın hem bu kadar kör kütük embesil.
Bu kelimeleri hala duyacak olan SEO uzmanı arkadaşım, üzülme. Bir işte başarılı olmanın çalışmaktan öte şansa ve çalışma dışında olan ne varsa onlara bağlı olduğunu kanıtlayan yegane ülke Türkiye’dir.
Diğer bir not ise Google’a.
Yeni Google Search Console SEO çalışmalarını uzun yıllar manipüle işlemi gibi göstermek için bu kadar uğraştıktan sonra gerçek bir yenilgi gibi duruyor.
O kadar ki sitelerin Pagerank değerlerini gizlemeye kadar giden bir tutumdan sonra yeni search console Google için bana göre tam bir teslimiyet bayrağıdır. Ve bu teslimiyetin daha büyük sonuçları da olacaktır. Herkesi SEO çalışmalarına yönlendirmek te arama motorlarının geleceği açısından hiç te iyimser bir tablo ortaya koymayacaktır. SEO uzmanlarının kısıtlı veriler ile Google’ın canına okuyabildiklerini böylesine kanıtladıktan sonra daha çok veri ile neler yapabileceklerini ise önümüzdeki yıllar gösterecek.

Önce SEO çalışmasının ne olduğunu anlamanız için bazı örnekler, benzetme, metafor ve tasvirlerden yararlanalım. Her tasvir %100 hedefi bulmayacak ve kesinlik içermiyor. Ama konuyu anlamanız için uygun olacağınız düşünüyoruz.

SEO ( Search Engine Optimization ) yani arama motoru optimizasyon çalışması ne için gereklidir?

Burada arama motoru diye bahsedeceğimiz arama motoru aslında Google. Bu şekilde bahsetmek hem daha kolay hem yapılan SEO çalışması diğer arama motorlarını da yaklaşık aynı şekilde etkilemektedir.
Bilinmesi gereken önemli rakam önce şu;
Ticaretin dolaylı veya dolaysız %80’i bir şekilde internet üzerinden geçmektedir.
Ve Google’da sektörünüz ile ilgili arama kelimelerinde ilk sayfalarda olmak, gerçek hayattaki “MÜŞTERİ SAYINIZI” katlayarak etkileyen çok büyük bir başarıdır. Bu başarı, her gün insanların internete ve Google’a olan bağımlığı artıkça da hiçbir yüz yüze satış danışmanının ve başka reklam kanallarının yapamayacağı oranda bir firmanın ekonomik kaderinde etkili olmaktadır. Araştırmaların gösterdiği net sonuç, SEO çalışmasını göz ardı eden tüm firmalar, SEO çalışmasını göz ardı etmeyen firmalar tarafından hem ciro hem üretim kesinlikle geçilmektedir.

Ve Doğru Bilinen Yanlış;
Google Sanılanın Aksine Doğru Sonuçlardan Ziyade Hakedilmiş Sonuçları Kullanıcılara Gösterir. Bu Ne Demektir?

Doğru Sonuç ile Hakedilmiş Sonuç Arasındaki Fark Nedir?

Örnekleyelim, Google a “Dünya mı Güneşin Etrafında, Güneş mi Dünyanın Etrafında Dönmektedir?” aramasını yaptırdığımızı farz edelim. Beklene doğru sonuç, “Dünyanın Güneşin Etrafında Döndüğü” sonucudur. Google’da da bu konu ile ilgili arama yaptığınızda da bu sonucu ilk sırada görmeyi beklersiniz.
Ama bir web sitesi Google’ın arama sonuçlarında yer almak için belirlediği direkt açıkladığı veya diğer kişiler ve firmalarca tespit edilmiş kriterleri çok iyi şekilde uygular ve diğer internet kullanıcıları tarafından da bilinen, güvenilen ve yaygın bir web sitesi ise bu web sitesinde yazan, “Güneş Dünya’nın Etrafında Dönmektedir” sonucunu, beklediğiniz ve teoride doğru kabul edilen sonuç yerine ilk sırada görmeniz mümkündür.
Not: Bu soruya da cevapta ilk sırada çıkan site, beklentide olduğu gibi wikipeida değil, “www.kizlarsoruyor.com” ve bir çok ilk sırada çıkan sitede de soruya yapılan aramaya başka başka cevapta vermiş durumda.

Daha da özetleyelim.

Google da Google’ın arama sonuçlarını göstermek için belirlediği kriterleri tam uygulayarak, web sitenizin linklerini, arama sonuç sıralamalarına, hatta istediğiniz sonuç sırasına koymak, teoride mümkündür.

Google web sitelerini yarıştırma prensipli çalışma anlayışına sahiptir.

Yani Google bir doğruluk makinesi değildir. Hangi “arama sorgusuna veya kelimesine” hangi web sitesi daha uygun kriterler ile cevap verirse o web sitesinin linklerini arama sıralamasında önde getirmektedir.

Bu durumda “Doğru SEO Çalışması” ile diğer firmaları arama sıralamalarında geçer ve firmanızın cirosunu rahatlıkla katlayarak arttırırsınız.

Daha açıklayıcı olması açısından;

Google özellikle hizmet üreten ve satan her firma için bir “Lig Fikstürü”dür. Buradaki kullanıcıların merak edip aradığı arama kelime ve kelime öbeklerini de “Ligler” olarak görebilirsiniz.
Firmaların web sitelerini de “Ligdeki Takımlar” olarak düşünebilirsiniz.
Örneğin bir yemek üreticisi iseniz, sadece “Yemek” kelimesi sizin için Süper Lig’tir. “Et Yemekleri” o ligin bir alt ligidir.
“Yemek üreticisi” bir ise anlam ve arama isteği değiştiği için bambaşka farklı bir ligtir. Ama “İzmir yemek üreticisi” ise yine bu ligin bir alt ligidir.
Bu örnekler anlaşıldı ise; devam edelim, şunu da belirtelim.
Bu bir web sitesi ile bir çok lige de isteyerek veya istemeyerek katıldığınız anlamı da taşır.
Bu bütün arama kelimeleri için farklılaşan ve oluşan liglerde başarılı olmak için firmanızın web sitesinin başkanı veya teknik direktörü olmalı ve her arama kelimesi için uygun taktik ve teknik çalışmayı web siteniz için yaptırmalısınız. Elbette internette bilinirliğinizi de arttırmalısınız. Bu bir nevi taraftar kazanmaktır. Ne kadar çok taraftar o kadar çok arama sıralaması yükselmesi demektir. Sosyal medya da firmayı tanıtmak bu açıdan da Google arama sıralarında yükselme anlamı taşımaktadır.

Sonuçta arama kelimeleri için yapılan ve arama sonuç sayfalarında dahi iyi yerlere gelmek için yapılan taktiklerin, teknik çalışmaların ve sosyal medya reklamlarının hepsine SEO çalışması demekteyiz.

Bir web sitesine uygun SEO çalışması ile isterseniz Google’da sadece tek bir ligi hedeflersiniz ya da bir çok arama kelimesinde de başarılı olmayı tercih edersiniz. Elbette ki ikinci yöntem size daha çok müşteri kazandıracaktır.

Özellikle Türkiye’de bu işin başlarında olduğumuzdan veya çok yanlış ve hileli SEO taktikleri uygulandığından bir çok firmanın sitesi arama sonuçlarından hiç uğraşmadan dahi olabileceği arama sonuç sayfalarında çok çok gerilerde gelmektedir.

SEO çalışması mucizevi, bilinmeyen veya sihirli yöntemler değildir. Yoğun bilgi içerdiğinden bir çok kişiye anlaşılmaz gelir. Bu sebeple bir şey yaptı site yükseldi gibi tecrübeler duyarsınız. Aslında SEO çalışması bir anda web sitenizi Google’da istediğiniz anahtar kelimelerde yükseltmez ama yanlış SEO yöntemleri belirlerseniz sizi bir anda Google dan düşürebilir. SEo çalışması hileye kaçmadan doğru uygulanırsa da uygun şekilde ve hiç düşünmediğiniz kazançlar ile yükseltir. Bunu zaten Google’da teşvik etmektedir. SEO çalışmaları, Google matematiksel arama algoritmalarına karşı yapılan mühendislik yazılımları ve mantıksal taktikler bütünüdür. O yüzden çalışmaların ilk olarak yazılımsal yöntemleri içermesi gerekir.

İlk yapmanız gereken, web sitenizin ( Ligdeki takımınızın ) teknik alt yapısı kuvvetli olmasını sağlamaktır. Bunun için SEO kriterleri bellidir. Bu kriterler sayfalarca dolusu olarak tek tek açıklanabilir. Gerçekten karışık ve uzun bir bilgi birikimidir. Ama burada sadece bilinmesi gereken web sitenizin bu sayfalarca SEO kriterine uygun tasarlanmış olmasının gerektiğidir.

İkinci yapmanız gereken doğru taktiği belirlemeniz gerektiğidir.

Hangi arama kelimelerinde yer almak istiyorsunuz? Yani hangi ligde olacağınıza karar vermelisiniz. İsterseniz hemen süper ligden başlayabilirsiniz. Arama sıralamalarında yükselmesi en zor kelimeleri seçip ona uygun çalışmalar yaptırabilirsiniz. Veya daha düşük hedefler belirleyebilirsiniz.

Peki doğru taktik hangisi ya da diğer deyişle doğru SEO Çalışması nasıl belirlenir?

Doğru SEO çalışması ilk belirleyici kriter

Firmanız İş Hayatında Yeni mi Yoksa Eski mi?

İşin başında iseniz, daha alt liglerde ( arama yoğunluğu daha düşük arama kelimelerinde ) başarı kazanıp, bir üst lige çıkmak daha kolay olacaktır.

Önemli Not:
Ana kural hangi kelime veya kelime öbeğinde ilk sayfalarda çıkmak isterseniz isteyin, önce ve en önce web sitenizin teknik alt yapısı, ( Açılış Hızları, Sunucu Hızı, Link Yapıları, Linklerin Bulunabilirliği vs vs. ) çok iyi olmalıdır.

Firmanız Yeni Bir Firma ise;

A) Yeni Firmalar İçin SEO Yöntemi Uygulanır

Önce web sitenizi gerçekten tüm SEO kriterlerine uygun yaptırırdınız. Bu ilk ve ilk şart. Bundan gevşemek asla yok.

Sonra;
Örneğin, yemek üretim sektöründe yeni bir firma iseniz, “Yemek Üreticisi” kelimesinde hemen ilk sayfalara çıkmak için bir çalışma yaptırmaya çalışabilirsiniz.
Ama doğru yöntem hem “Yemek Üreticisi” gibi kelimeyi hedeflemek hem de “İzmir Yemek Üreticisi Firmaları”, “İzmir Yemek Üreticisi Firması”, “Bornova Yemek Üreticisi” gibi arama yoğunluğu biraz daha az kelimeler için de bir çalışma yapmak uygundur.
Yani tek ana kelimede arama sonuç sayfalarında ilk sıralara çıkmak ve belki yıllarca sonuç almadan çırpınmak ve moralinizi bozmak yerine önce daha küçük hedefleri gerçekleştirip, oradan kazandığınız web trafiği ile sektörünüzde daha çok görünmek istediğiniz sonuçlarda başarı kazanmanız daha gerçekçi ve mümkündür.
Yeni bir firma için ilk kazanılması gereken o semtte Google arama sıralamalarında yer almaktır. Bunun için Google Benim İşletmem kullanılır. Yani önce Google haritalarda yer alırsınız. Burada da yükselmek için Google yorumlarını arttırırsınız. Ardından o semtin ilçesinde ilerlemek için web sitenize uygun içerikleri, istenen SEO kriterlerine göre yazmaya başlarsınız. Misal “bornova yemek üreticisi olarak biz” olarak başlayan içerikler ile web sitenizin içerik kısmınız güçlendirirsiniz.

B) Eski Firmalar için SEO Yöntemi

Internette eski bir alan adına sahip ve gerçek dünyada iş hayatında güçlü bir firma iseniz; ama hala Google’da arama sonuçlarında hala doğru yerlerde değilseniz, o zaman web sitenizde yanlış bir şeyler var demektir. Yine en başa dönüp web sitenizi arama motorları açısından yenilemeniz gerekiyor demektir.

Bunu yaptıktan sonra aşağıdaki maddeye geçmek gerekir.

Bir Web Sitesini Arama Sıralarında Güçlendiren Yegane Şeyler;

Özgün İçerik ve Sosyal Medya Bilinirliliği

Bir web sitesini lig takımı olarak tanımlamıştık. O zaman içerik yazmayı da o takımın antrenmanı olarak tanımlamak doğru olacaktır. Ne kadar çok antrenman yaptırırsanız bir takım, başarılı olmaktaysa, ne kadar çok “Özgün İçerik” ile dolu olursa da o web sitesi de o kadar arama motorlarında başarılı olmaktadır.

Önemli Not:
Unutmamanız gereken içeriğin özgünlüğünden taviz verilemez. O içeriğin bir satırını bile başka sitelerden kopyalayıp yapıştıramazsınız. Bu da Google tarafından belirlenen ana SEO kriterlerinden biridir. Özgün içerikten kasıtta budur. Ve özgün içerik Google kriterlerine göre yazılmış ve uygun şekillerde Google’a bildirilmiş olmalıdır.

Ayrıca yazacağınız “Özgün İçerik”le de web sitenizin hangi arama kelime sonuçlarında da başarılı olmasını istediğinizi Google’a söylemişte olursunuz.

Çünkü Google içinde “Yemek Üreticisi” geçemeyen bir web sitesini “Yemek Üreticisi” kelimesinde gösteremez. Siz içeriği ne kadar geliştirirseniz o geliştirdiğiniz her kelime öbeği için Google’da yer almanız mümkün olacaktır.

Eğer sektöründe uzun yıllardır uğraşan ve görece olarak gerçek hayatta güçlü, internette diğer sitelerde bilinen bir firma iseniz web sitenizi de bu şekilde Google a uyumlu arama kelimeleri geçen içerik ile de desteklerseniz istediğiniz çıkması zor veya bağlı diğer arama kelimesi sonuçlarında da çok daha hızlı sonuç alırsınız.

Cuma, 02 Kasım 2018 05:17

Google: Arama Motorumsu Bir Şey

Sonda söyleyeceğimizi başta söyleyelim. Google, hayran olunan şekilde işleyen bir arama motoru kesinlikle değil ama tarihteki en iyi işleyen reklam kampanyası.
Bir arama motoru düşünün ki yazılım bile bilmeyen herhangi bir kişi, bu arama motorunda canının istediği hangi sonucu ilk sırada görmek isterse biraz uğraşıp yapabilsin.
Ve Google denen müthiş arama motorunun bu duruma karşı aldığı “muhteşem yazılımsal” önlemler aşılınca da elindeki tek çare “bunun mümkün olmadığına insanları ikna etmeye çalışmak” olsun.
Sizce bu tarihi değiştiren bir sır mıdır? Yoksa sadece bir yalanı saklamak için yapılan dünya ölçeğinde büyük bir reklam kampanyası mıdır?
Net ve kesin emin olarak üstüne basa basa yazabiliyoruz ki,
“Google arama sonuçlarını istediğiniz her şekilde, sağdan sola, yukarıdan aşağıya, her ama her şekilde manipüle etmeniz mümkün.”
Bilgi dışındaki tek engeliniz ne kadar istekli olduğunuz ile alakalı.
Açıkçası çok büyük sır da yok. Az çok işi bilenler bu manipülasyonları, SEO yöntemleri ismi ile pazarlıyor, pazarlıyoruz. Sadece hala çoğu kişi tarafından çok kötü yapıldığı için, açıkları tam bilinmediği için, ne kadar etkili manipüleler olduğu halen tam anlaşılmıyor. Ama SEO yöntemleri etkili kullanıldığında Google için tam bir faciaya dönüşüyor.

Kimse de tersten soru sormuyor? Madem Google bu kadar iyi, nasıl olurda canı sıkılan biri tüm sonuçları bir web sitesi ile manipüle edebiliyor.
Nasıl oluyor da “restoran” aramasında, misal “Mavi Köşe Restoranı” diye bir mahalle restoranı, “Köfteci Yusuf Restoranlar” zincirinden önce çıkabiliyor?

Bu soruya iyi bir cevabınız yoksa Google adına hala her şey yolunda diye mi düşünenlerden misiniz?

Arama Algortiması Müthiş Şey Midir?

Google’ın ünlü algoritması Pagerank algoritmasının keşfinin başına dönelim. Larry Page’te Sergey Brin’nin ünlü algoritmayı ortaya koydukları ana.
Ne algoritmanın ortaya çıktığı zamanda ne şimdi ne de gelecekte, dünyadaki tüm bilgiler içinden doğru bilgiyi tek bir formüle sırtını dayayarak bulmak mümkün değil(di).
Böyle bir iddiayı gerçekleştirmek için ne o zaman ne halen bilgisayar teknolojisi de yeterli değil(di).
O algoritma da gökten zembille inmedi. Zaten vardı, icat edilmişti. Bilgisayar işlemcileri için kullanılmaktaydı. En temel algoritmalardan biriydi. Bay Page ve Brin sadece “gelen 1,0 binary verilerini transistörlere göndermek için kullanılan kuyruk teoremi algoritmasını” web ve web sayfaları arasındaki linklere uyarladılar.
Algoritmadaki değerlerde, Web sayfaları transistörlerin, linkler transistörler arasındaki bağlantıların yerini aldı.
Bu yöntem var olan “text mining” yöntemleri arasında arama sonuçları daha hızlı getirdi.
Yani sadece sonuçları daha diğer algoritmalardan daha hızlı getirdiği için herkes bu yöntemi mucize algoritma olarak görmek istedi ve gördü.
Ama gelen doğru sonuçlar sadece deneysel koşullarda doğru sonuçlardı. Internet ortamında bu algoritma o zamanda şimdi de manipülasyona alabildiğine açıktı.
Yani şahane olan algoritma değildi. “Olan bir algoritma üzerindeki küçük bir değişikliği” pazarlama yöntemleri idi.
Google ı pazarlayanlar müthiş bir arama algoritması yaptıklarını iddia ederek “kooocaman bir algı yönetimi” yaptılar. Bir nevi de kendini gerçekleyen kehanet yarattılar. Ne kadar çok kişiyi inandırırlarsa o derece başarılı oldu.
Net olan şu ki halen Google Google olarak iş yapabiliyorsa yeterli sayıda kişinin arama sonuçlarını etkili olarak manipüle etmemesinden dolayı yapıyor.
Google da bunu bilmesine rağmen amiyane tabir ile kulağının üzerine yatıyor. Hatta bundan nemalanıyor. Bu sayede her sene milyarlarca dolarlık reklam satıyor. İnsanlara sistem ile uğraşmayın mükemmel çalışan bir sistemimiz var onu manipüle edemezsiniz o yüzden “bolca reklam verin” diyerek te insanları sistem ile uğraşmamaya, reklam verdirmeye zorluyor.
Kandıramadıkları sistem ile uğraşanlara da SEO ( Arama Motoru Optimizasyonu ) yapıp bizi geliştiriyorsunuz başlığı altında toplayıp onlara da yandaş gözüküyor.

SEO ve Google Reklam Ticareti O Kadar Büyük ki

İster SEO ile organik aramalarda siteleri yükseltenler, ister Google reklamı satanlar, herkes bir şekilde kazandığı için kimse de “Ya bu ne saçmalık! Böyle arama motoru mu olur” da demiyor(demiyoruz). SEO kurallarını bilenler bu yöntemleri kullanıp arama motorları sonuçlarında insanları yükselterek para kazanıyorlar. Bilmeyenler reklam verip Google’a para kazandırıyorlar. Her yapılan bir şekilde işe yaradığı için ve herkes “e yerine ne koyacağız sorusuna cevap veremediği için” 3 maymunu oynuyor, oynuyoruz.

SEO Uygulamak ve SEO Kuralları Yanlış mı Değil, Google Şeytan mı? O da değil.

Yavaş yavaş ortaya çıkan sonuç şu. Doğru çalışan bir arama motorunu keşfetmek için bu yolların da geçilmesi gerekiyor. SEO kurallarını sadece arama motorunu “hack” kuralları olarak görmeyin.
SEO kuralları kaliteli içerik üretme kuralları olarak arama motorunun önüne geçen kurallardır. Amaçları artık çok farklı. Bizi daha iyi bir arama motoruna doğru yola çıkardılar.

Ama anlamalıyız ki aslında daha insanların hayran olduğu tarzda bir arama motoru halen icat edilmedi. Bunun için bilgisayar hızlarının çok fazla artması ( kuantum bilgisayarları bekliyoruz ), çok çok iyi bir bilgi arşivi ve internete giren her dilde, her çeşitte her bilginin anında tercümesi gibi çoklu sorunların halledilmesi gerekiyor. Google’ın da zaten ileriki yıllar için gelişim planlarına bakarsanız halen sürdürmek zorunda olduğu harika arama motoru yalanını, doğru bir sisteme çevirmek için uğraştığını çok net görürsünüz.
Yine de tekrar vurgularsam; Google’ın ünlü algoritması Pagerank algoritması, bilgisayar işlemcileri için icat edilmiş “Kuyruk Teoremi” algoritmalarının kötü bir versiyonundan başka bir şey değil.
Tarihi değiştiren büyük sır ise Google algoritması değil,onun pazarlanış şekli.
Ama tüm dünya olarak daha iyisini arama motoru yapmayı sadece Google’a bırakmış olmamız da affedilemez. O yüzden tüm kötülük Google’da da değil.

Google Reklamı Veren ve SEO Yapanlar Kaybetmiyorsa, Peki Kim Kaybediyor?

Sonuçta bir arama motoruna benzer bir şeye ihtiyaç var. Google’da buna benzer bir şey yapmış. Doğru veya yanlış bir şekilde çalışıyor işte.
Ama bu büyük Google reklam kampanyasının zararı şu. Öncelikle rakip çıkabilecek tüm fikirlerin önünü kapıyor.
Tek olan her şeyde bir sorun vardır. Rekabetin olmadığı yerde bildiğiniz üzere her zaman sorun gelir.
En büyük kaybeden ise devletler ve ülkeler. Özellikle gelişmekte olan ülkeler misal Türkiye.
Milyarlarca dolar Google reklamlarına gidiyor.

Fatura yok. Google’dan vergi alamıyoruz.

Herkes te Google gibi bir arama motoru zaten var, niye başka bir tane yapalım algısı ile milli bir arama motoru yapmıyor.
Aslında adam gibi çalışan bir arama motorunu aslında sadece devletler yapabilir. Uzun uzadıya açıklayabilirim, yazı daha da uzar.
Sonuç olarak istesek te istemesek te, hem SEO ile uğraşanlar, hem Google reklamı pazarlayanlar, doğru çalışmaktan fersah fersah uzak bir sistemin, o sisteme sahip olanlar daha çok para kazansınlar diye “müthiş arama motoru” isimli reklam kampanyasını yapıyoruz.
Ne kadar inanmak istesek te halen sağlıklı doğru bilgiyi getiren sağlıklı bir arama motoru yok. Teknolojiye hayran olma isteğimizden dolayı elde olan arama motorumsu gibi bir şeyi poh pohluyoruz o kadar.

Wordpress, Joomla, Drupal sizi ezip geçti. Bu yazılımlara her gün dünyadan onbinlerce yazılımcı tarafından eklenen bileşen programlar ile de özel yazıyoruz dediğiniz “şey” ile olan aradaki fark utanç boyutuna geldi.

Reklam ajansları, web tasarım firmalarının başı şu aralar oldukça dertte. Web sitesi yaptırmak isteyen potansiyel müşterilerin ya da zaten web sitesi sahibi olan kişilerin özellikle SEO bilgisi arttıkça, göstermelik değil, gerçek anlamda web sitelerinin SEO kurallarına uymasını talep etmeye başladılar.

Ve gerçek, reklam ajanslarının, yazılımcıların, web tasarımcılarının manipülasyonları ve algı yönetimi ile saklanamayacak kadar büyük bir şekilde belirmeye başladı. Firma tanıtım web sitelerinde özel yazdırıldığı söylenen web sitesi yazılımları son günlerini yaşıyor.

Nedir Özel Yazılım Web Sitesi ?

Bu yazının konusu olan özel yazılım web sitesi yazılımları, sadece ziyaretçi çekmek, ürün ve hizmet tanıtmak için kullanılan web siteleri için yazılmış özel yazılımlardır. Altyapısında dünyada yaygın olarak kullanılan wordpress, joomla, drupal gibi bir içerik yönetim sistemi kullanılmamış, genelde Php yazılım dili ile kodlanmış, aslında yazılımcının kendi bilgisi kadar internet üzerinden bulup oluşturduğu kişisel arşivinden, bootstrap css, javascript ve php kodlarını birleştirerek, firmaya özel yapıyoruz diye pazarlanan kod yığınlarıdır. Her yazılımcının ayrı bir kişisel arşivi olduğundan bir web sitesi diğerine benzemez. Bu da herhangi bir yazılımcı o projeden ayrılırsa başka bir yazılımcının o web sitesi üzerinde geliştirme yapmaması anlamına gelir. Web, sunucu, arama motoru yenilik isteklerinde güncelleme problemi illa ki yaşanır. Arkasında web sitesini kodlayan kişiden başka teknik ve yazılım desteği olmayan web sitesi yazılımlarıdır. Bu şekilde oluşturulmuş web sitesinin güncelliği, kullanım kolaylığı ve SEO kurallarına uygunluğu, o tek yazılımcının bilgisi kadar iyi olur. Çoğunlukla da toplama kodlar ile yapıldığı için de kendi içinde dahi kod uyumsuzluğu yaşanır.Herhangi bir altyapı standardı, yazılım kodlama standardı yoktur. Tek belirleyici altyapı standardı o yazılımcının standardıdır.

Reklam ajanslarının, web tasarım firmalarının, “asla…biz açık kaynak kullanmıyoruz, kendimiz özel yazıyoruz” adı altında pazarladıkları yığma kodlar ile yapılan web siteleri, yönetim paneli eksikliklerinden, güncelleme sorunlarından ve en önemlisi, hiçbir arama motoru kuralı gözetmeden yapıldığından artık hem yapımcısına hem kullanıcısına bela olmaya başlamış web yazılımlarıdır.

CMS Yazılımlar Nedir?

Dünyada açık kaynak kodlu, yani isteyen herkesin üzerine geliştirme yapabildiği sadece tasarımcıları için değil, son kullanıcı için de çok kullanışlı "İçerik Yönetim Panellerine" sahip yazılımlara CMS (Content Management System) yazılımları denmektedir. En bilinenleri wordpress, joomla ve drupal'dır. 3 yazılımında çekirdek kodları çin para ödemezsiniz. Bu programlar arama motoru ve hosting firmalarınca desteklenmektedir. Ancak üzerine eklenen bir çok tema ve bileşen için de para ayrıca ödemek zorundasınızdır. Yani sanılanın aksine her şeyleri bedava değildir. Sunucu isteklerine, güvenlik durumlarına göre sürekli olarak güncellenirler. Güncel ve lisanslı bileşenler kullanıldığı takdirde çok az sorun çıkarırlar. Yine de sunucu yönetimi ve nasıl çalıştıklarına hakim değilseniz de oldukça başa bela olabilecek yazılımlardır.

SEO İstekleri Özel Yazılım Web Sitelerinin Sonunu Getiriyor

Arama motorları sürekli olarak yeni bir kriter istedikçe de bu yığma kod sitelerini güncel tutmak artık neredeyse imkansız durumda. Bir de buna müşterilerin artan SEO bilincini ekleyince durum hepten çıkmaza girmiş durumda. Her biri farklı bir yazılımcı tarafından yapılan siteleri bırakın yeni kurallara göre güncellemek bazen yapan için bile tekrardan anlamak bile mümkün olmuyor.

Sorun basit site dediğimiz, firma tanıtım sitelerinde gerçek bir facia boyutuna ulaşmış durumda. Açık kaynak kodlu Wordpress, Joomla, Drupal gibi yazılımlar bu alanda o kadar hızlı geliştiler ve gelişiyorlar ki, tek bir yazılımcı ile kodlaması yapılmış “özel yazılım web sitelerini” bu açık kaynak yazılımlar seviyesine getirme tamamen imkansız hale geldi.

O yazılımcıya bırakın saatleri, günleri, 4-5 ömür dahi versek o yığma kodlar ile yaptıkları siteleri bu programların düzenine ve seviyesine getiremeyeceği gün gibi aşikardı.

Web tasarımcılarını yazılımcılar tabanlı seçen reklam ajansları, web tasarım firmaları, "size özel yazıyoruz" sloganı ile bu siteleri çok daha rahat ve pahallıya pazarlama imkanı bulmuşlardı.

Ancak gelişmeler karşısında bu sürekli aksayan ve açıklar vermeye başlayan bu garabet web siteleri ile ne yapacaklarını bilememeye başladılar. Ama yapımcı olarak kendileri oldukları içinde tüm sorumluluk onlara aitti.Bu yüzden her çıkan yeni gelişmeye adapte olamadıklarında, müşterilerinden gelen her teknik güncellem isteğinde "müşterilerini kandırmaya", "su içer gibi yalanlar söylemeye", "istekleri yerine getiremedikçe de aslında CMS programları için çok çok sıradan bir çok konu için dahi, bu konuların çok çok zor olduğuna müşterileri inandırmaya" çalıştılar, hala da devam ediyorlar.

Müşterilerin web sitelerinden beklentileri, istekleri internete mobil ortamında dahil olması ile o kadar katmanlı ve karışık hale geldi ki şu an dünya tarafından tasarlanan açık kaynak kodlu (CMS) web içerik yönetim sistemli web yazılımları, neredeyse bir Linux, Windows işletim sistemi kadar karışık bir kod yapısına sahip oldular. Bir de üzerine sürekli eklenebilen yazılımlar ile bu karmaşanın boyutunu kat be kat arttırdı. Bu gelişmeler açık kaynak kodludünyanın kullandığı CMS yazılımları ile özel yazılımlar arasındaki uçurumun daha da artmasına sebep oldu.

Bir veya bir kaç yazılımcı tarafından özel yazılım yazıyoruz diye pazarlanan web siteleri bu sitelerin yanında bez bebek gibi kaldılar.

Nasıl kendi işletim sisteminizi yazdırmayı düşünmüyorsanız ve CMS gibi programlar tüm dünyada erişebilecek ücretlere bu kadar yaygınlaşmışken, sadece firma tanıtımı için web sitenizi bir yazılımcıya yazdırmaya çalışmak son o derece anlamsız bir iş oldu.

Bir yazılımcı size gelip "size bir kaç bin liraya windows işletim sisteminin aynısını özel yazacağım" derse ne tepki verirdiniz?

Herhalde bu pazarlama sohbeti 2. dakikaya ulaşmazdı değil mi?

Bu sebeple web sitesi için özel yazılım yapıyoruz diyen yazılımcıların tek başına CMS dediğimiz programlar ile mücadelesi kesinlikle mümkün değil.

SEO Çalışması Web Tasarımının Başlangıcıdır.

SEO açısından da değerlendirme yaparsak ta şu an malesef ister Wordpress, ister Joomla iser drupal dahi olsun, Türkiye’de internette yayında olan her 100 siteden 95’i SEO kurallarını uygulama anlamında gerçekten çok kötü durumdalar. Ama kesinlikle çöp olarak değerlendirilecek olanlar, belki çok çok az bir iki istisnası hariç “Özel Yazılmış Firma Tanıtım Web Siteleri”.

Özel yazıldığı ile övüne övüne pazarlanan çöplere, sonradan SEO kurallarını uygulamak istediğiniz de web sitelerinin iş yığını o kadar çok artıyor ki, reklam ajanslarının, yazılımcıların, site başına alacağı on binlerce dolar ile dahi bu kuralların temel olanlarını bile uygulamanız mümkün olmuyor.

Çünkü açık kaynak kodlu olan dünyada yaygın olarak kullanılan CMS'ler içinde kullanılan, en basit SEO yazılımları dahi bilmem kaçıncı versiyona gelmiş durumda. Bazı Wordpress, Joomla, drupal bileşen yazılımlarının bırakın yapım ekibini test ekibinde dahi 5-6 kişi çalışıyor. Üstelik bunu herkese sattıkları için birkaç on dolar’a, euro’ya bu programları alabiliyoruz. Özel yazılım web sitesi yazanların tek başına bırakın çekirdek kodları yazmayı, bu bileşen yan yazılımların benzerlerini dahi yazması artık imkansız. Üstelik çokta gereksiz. Zaten varlar. Neden özel yazılım yazıyoruz diye pazarlama yapanlar Amerika’yı tekrar tekrar keşfetmeye çalışıyorlar ?

Kendilerine “özel web sitesi yazılımcısı” diyen kişiler nerede hata yaptı?

  • Açık kaynak kodlu yazılımları dünyadan farklı farklı ülkelerden yazılımcılar yaptığı için bir yarış edasına büründüler. Egolarına yenildiler. Başka kişilerin yazılımları üzerine yazılım geliştirmeyi aşağılanma olarak gördüler. Bu yazılımları ilk versiyonlarından itibaren bugün kulağa saçma ötesi gelen bahaneler ile görmezden geldiler. Sonrada programlar o kadar gelişti ki treni kaçırdılar. Şimdi bu programların nasıl çalıştığını anlamaları için bile en az birkaç sene eğitim ve deneyim gerektirir oldu. O yüzden bir çok yazılımcı, bu yazılımların ne kadar geliştiğini yapamayacakları hiçbir şey olmadığını göremeyecek düzeyde kaldılar.
  • Yazılım yazmak için başka kişilerin yazılım araçlarını kullanmayı önemsemiyorken, bu bilgiyi müşterilerinden saklarken, işin sonuç kısmında kendi isimlerinin sitenin yapımcı kısmında vurgulanmasını önemsediler.
  • Yüzbinlerce kişinin geliştirdiği platformları ve üzerine yazılan yazılımlar ile tek başlarına mücadele ederiz yanılgısına düştüler.
  • Web yazılım işini hafife aldılar. Web yazılım işinde bilginin aritmetik ortalama ile öğrenildiğini, ama iş yükünün geometrik ortalama ile arttığını sektörlerinde 5. senelerinden sonra belki fark edebildiler.
  • Web sitesi işini çok hafife aldılar. İsteklerin bu kadar hızlı artacağını öngöremediler.
  • SEO çalışmalarını da kurallarını da hafife aldılar. Derdi sadece hızlı para kazanmak olan SEO ile uğraşan kişilerin yanlış yönlendirmesi ile de SEO çalışmalarını sadece arama motorunu kandırma işi olarak algıladılar. SEO kurallarının web sitesi yazılımlarının temeli olması gerektiğini anlamadılar.
  • Alaylı olan web yazılımcıları ve okullu olan web yazılımcıları olarak ta cevap vermek daha doğru olur. Alaylı olan web yazılımcıları için web sitelerini özel yazmak pazarlama için gereken bir konu idi. Kimse bir firmaya gidip Joomla, wordpress ile uğraşıyorum demek istemiyordu. Çünkü bu fikir ve davranış tarzı çok ucuz bir iş gibi sektöre ve insanlara yansıtıldı. O yüzden alaylı web yazılımcıları bir nebze daha az suçsuz. Bir nevi onlar mecbur bırakıldı.

Peki kim bu fikri piyasaya yaydı. Okullu yazılımcılar.

Onca seneden sonra öğrendiklerinin etkisi ile klavye başında her şeyi yapabileceğine inanmış yazılım öğreticisi ve öğrencileri için (sıradan!) web sitesi yapma işi bariz bir aşağılanma idi.

10 dakika da kurulup yayına verilen açık kaynak kodlu bir iş ile anılmak ise tam bir hakaretti. Bu arada, Wordpress, Joomla, Drupal gibi CMS siteler evet 10 dakika da kuruluyor ancak sadece çekirdek kodları. Bu tür siteleri iyi bir site haline getirip düzenlemek ve işletmek gerçek birer mücadeledir. Bu yazılımlar ile uğraşmak tersine mühendislik gerektirir. Yani mükemmel bir makineyi nasıl uyarlayabilirizi gerçekten anlmak gerekir. Bu zorluklarından dolayı, bir çok yazılımcı karışıklığı fark ettikleri için bu yazılımları kötüleyip uzaklaşmayı tercih etmektedir. Bu sebeple de dünyanın ne yaptığı takip edilmedi, hatta önemsenmedi.

Kendileri de çoğu çocukça ve saçma olan kodlar ile işe daldılar. Elbette bu kişilerin çoğu ilk başta web sitesi yazmak istemedi. Bir çok başka yazılım alanı yazılımcılar tarafından denendi. Ama her bir saha çoktan tutulmuştu. Bu sahalarda müşteri sayısı web sitesi isteklerine göre çok çok azdı. En fazla müşteri de web sitesi isteklerinden gelmekte idi. Mecburen de bu alana kaydılar. Bildikleri tek yolla, kendi özel yazılımları ile bu isteklere cevap vermeye çalıştılar.

Ve hata yaptılar. Bu sektör de zaten dünyada bir çok iyi program tarafından tutulmuştu. O programlar ile yarışacak ne bilgi ne maddi güç vardı.

Web sitesi yazılımcıları, tsunami şeklinde gelen rekabeti sezdikleri zaman da bu yazılımların önünü kesmek için CMS yazılımlarını gördükleri yerde kötüleme yoluna girdiler.

Ve sonuçta, “Dünyanın Birbirinden Zeki ve Yetenekli Milyonlarca Yazılımcısı Tarafından Sürekli Geliştirilen Açık Kaynak Kodlu Web Sitesi Yazılım Canavarları, CMS’ler” ile tekrar tasarlanmayı bekleyen birbirinden berbat, uyumsuz, SEO kurallarını hiçe sayan, akla ve mantığa hakaret milyonlarca site ile tüm Türkiye’nin dolması oldu.

Şimdi bu yazılımcıların narsist ve saçma ego kaynağından çıkan yanlış akan nehri başka bir yatağa aktarmaya çalışmak ta çok zor. Özellikle de kaynak kurutulmadan.

Web yazılımcılarına elbette ihtiyaç var. Nasıl var? Bu sistemlerin nasıl çalıştığını anlayıp üzerine program yazılımı yapacak adama çok fazla ihtiyaç var.Bu yazılımlara ülkeye özel bileşen yazılımlar geliştirecek çok kişiye ihtiyaç var.

Ama kesinlikle hiç bir kural gözetmeden, derme çatma kodlar ile yığma yapılmaya çalışılan özel web siteleri yazılımlarını yapacak ve piyasaya mükemmel işmiş gibi sürecek adamlara ihtiyaç yok.

Buna rağmen hala ilk satırdan kendi web sitesi yazılımı ile uğraşma çalışan yazılımcılara diyeceğimiz; "Sen tek kişisin, karşında CMS leri yapan lar milyonlarca yazılımcı. Senin tek maaşın var, CMS yapanların milyarlarca doları, eurosu."

Özel web sitesi yazılımı yazıyoruz diye hala kendini pazarlayan tüm yazılımcılara diyeceğimiz son şey ise şu,

Bu kadar zarar verdiğiniz yeter. Derhal klavyeleri bırakıp CMS’lere teslim olun, etrafınız sarıldı.

Pazar, 29 Temmuz 2018 03:16

SEO Nedir?

Bu sorunun cevabını net olarak anlayıp, tamamıyla uyguladığınızda, bir daha asla müşteri sıkıntısı çekmemenizi garantileyecek hayatınızı temelden değiştirecek yegane, eşi ve benzeri olmayan bilgidir. Ancak bir noktayı tam olarak ve amasız, itirazsız kabul ederek hayatınızı değiştirmeye başlayacaksınız.

Bu da şu; Arama Motoru Optimizasyon (SEO) kurallarına göre yapılmamış, SEO testlerini geçemeyen her web sitesi, web sitesi değil, sadece kartvizittir. Ancak firmanızın ismini bilenlerin bulabildiği, sürekli ziyaretçi kaybeden, ilk yayına girdikten sonra dahi sadece firma içinden çalışanların arada sırada ziyaret ettiği internet panolarıdır.

Aslında daha sert ifade etmek gerek. Birkaç ay veya yıla tekrar yapılması gereken, çöpe gidecek boşa bir çalışmadır.

Peki SEO kurallarına %100 uygun yapılmış kaç web sitesi vardır. Neredeyse hiç. Çünkü tüm kuralları sağlamak gerçek bir iş yüküdür. Ama kurallarına uymaya çalışmaya başlayan web sitelerinin sayısı giderek artmaktadır. Bu web siteleri, hiçbir şekilde kurallara uygulamayan web sitelerini de birer birer web mezarlığına göndermektedir.

Nasıl mı? Firma sahipleri, web siteleri, sürekli bir şekilde arama motorlarında geriye düşmeye başladıkça, bulunabilirlik açığını da yüksek miktarlarda Google reklamları ile kapamaya çalıştıkça pes edip tam ne olduğunu anlamasalar da, kulaktan dolma bir şekilde de olsa, daha iyi web tasarımcılarına yönelmeye çalışıp, SEO’ya uygun web siteleri yaptırmaya başladılar.

Tekrar ifade etmek gerekir ise,

SEO Kuralları;

Search Engines Optimization, kolay anlatılıyor diye kendini “SEO’cu” olarak tanımlayan kişilerin hızlı para kazanma umudu ile potansiyel müşterilerine vaatkar bir şekilde basit ve etik olmayan tanımı ile sadece “arama motorlarının sıralama sayfalarında yükseltme” işi değildir.

SEO Kuralları;

Web sitenizin ve markanızın, internet dünyasında özgünlüğünü, kullanıcı dostu yapısını ve  bilinirliliğini, kaliteli bir kurumsal algı oluşturacak şekilde arttırma işlemlerinin tamamıdır.

SEO kurallarını bir şeye benzeterek anlamlandırmak istesek, internetin ISO kalite standartları diye ifade etmek hiç yanlış olmayacaktır.

SEO’cu’ların hemen para kazanmalıyız açgözlülüğü ile firma web sitelerini arama sıralamalarında bazen işe yarasa dahi çok tehlikeli bir şekilde, hızlıca yükseltmek için “Backlink Paketleri” satma işi hiç değildir.

Arama motorlarının yaşamlarını sürdürebilmesi için, internetteki kullanışlı-kullanışsız ve doğru-yanlış bilgi yığınından, kullanışlı ve doğru bilgileri ayıklayabilmek ve bu bilgilere ulaşma yollarını arttırmak amacı ile mecburen sürekli güncellediği, artık internet kanunlarına dönüşmeye başlayan kurallar zinciridir.

Çok hızlı gelen bir gelecekte SEO kurallarına uyan web sitelerinin arama motorları sayfalarında yaşam hakkı olacak, uymayanlar ise arama motorlarının arka sayfalarında ölüme mahkum olacaklardır.

Arama motorlarının her geçen gün sadece kelime-metin aramalarında değil, haritalarda, resimlerde, videolarda da etkinliğini arttırması ile de arama sıralamalarında gerilere düşün web sitelerinin sahibi firmalarda, gerçek hayatta ölüme mahkum olmaktadır. Giderek te daha fazla olacaklardır.

Ve çoğu firma sahibi de bu ticari ölümün doğal olduğunu düşünüp, arama motorlarında arka sayfalara düştüklerinden dolayı geldiğinin farkına bile varmadan ticari hayattan silinmektedir.

Doğru SEO Çalışması

Bunca firma ile çalışmamızda gördüğümüz tek bir gerçek var.

Arama motorlarında organik arama sıralamalarında yüksekte olanlar en ufak bir ticari sıkıntı yaşamıyorlarken, geri planda kalanlar sürekli bilinmez bir düşmana karşı nafile ticari çabalar içine giriyorlar.

Genelde de iflas eden veya işleri kötü giden firmalar, işlerin kötü durumunu hükümetlere, dolara, konu komşuya, akrabaya, en sonda kadere bağlıyorlar.

Günümüz internet dünyasında, nüfusun yarısı internetten aradığını bulup, gidip, görüp veya direkt alışveriş yapıyorken firmaların bu kaderciliği çok anlamsız değil midir?

Artık kabul etmeniz gereken bir gerçek var. Ticari hayatın anlamı değişti. Ticari hayatın anlamı artık internetteki ticaret oldu. Artık mağaza sistemi alışverişin adı geleneksel ticaret veya klasik ticaret oldu.

Önce internet ticaretiniz sağlam olacak, ardından geleneksel ticarete devam edeceksiniz.

İşte internetteki ticaretinizi sağlam yapmak için de SEO kuralları firmalar için doğru internet ticareti oluşturmak için tek ve gerçek kullanım kılavuzudur.

Elbette doğru kurallar da tektir. Yan yolları, ucuz yolları, çalışmadan yapılacak rahat yolları yoktur. Şu an için hizmet veren herkesin bir çok farklı yöntemi olabilir. Ama her geçen gün uygulamalar ortak dilini bulmaktadır.

SEO firmaları içinde ilerleyen günler doğru ile yanlışı yapan firmaları da birbirinden ayıracaktır. Dürüst, gerçek ve etik olarak kuralları uygulayan SEO firmaları ayakta kalacaktır.     

Web sitenizden, PR çalışmalarınızdan ne kadar mutlusunuz? Ya Google Adwords reklamlarınızdan? Nereye ne kadar bütçe harcadığınızı gerçekte kontrol edebiliyor musunuz?  Reklam ajansınız size orijinal Google Adwords paneli yerine kendi site linklerinden giriş yapılan bir panel mi verdi? ( not: muhtemelen dolandırılıyorsunuz! )

Web sitesi tasarımınız sadece kartvizit gibi mi duruyor?  Yoksa hala arama motorlarında niye 9. Sayfadasınız diye mi hayıflanıyor musunuz?

Peki “Firmamız sosyal medya da aktif olmalı” mottosunu resmi ve dini bayramlarda tebrik yayınlamanın ötesine taşıyabildiniz?

Ya video işi? 4 sene önce hızlı hızlı dönen görüntüler ile oluşturulmuş 10 dakikalık tanıtım filminizi izleyip izleyip ne kadar güzel firmayız ama deyip hala eşe dosta hava mı atıyorsunuz?

Hiç, bu tanıtım filminin gerçekte müşterileriniz için mi yoksa sizin egonuzu hoş tutmak için mi yapıldığından şüphelendiğiniz oluyor mu?

Ya facebook? Instagram? Firmanızda 2000 kişi çalışıyorken, beğenen ve takipçi sayınız hala 50 kişi mi? Ya çalışanlarınız dahi firmada ne oluyor diye merak etmiyor, ya da sayfanız o kadar mı can sıkıcı?

Reklam ajansınızı ile yaptığınız kalabalık toplantılara girerken hep aklınızda bir çok şikayet var ama toplantıdan çıkınca ne kadar iyi çalışıyorlar ama diye ikna olup mu çıkıyorsunuz?

Eh o zaman yalnız değilsiniz. Şu an her firmanın en büyük sıkıntısı ile karşı karşıyasınız.

Reklam ajansı manipülasyonları

Biz o konuyu detaylı  düşündük Arif Bey

Stratejilerimizi geliştirdik, artık adwords reklamlarımız daha etkili Mahir Bey

Elbette web sitemiz SEO uyumlu Şükran Hanım

Facebook reklamı gerekmiyor zaten Deniz Bey

Şimdi şu analizlere bakacak olursak, uzmanlarımız ahref dat kam sitesine göre link development’ı ile %6 daha fazla potansiyel kullanıcıyı web sitesine çekti, Haydar Bey

Ama kabul edelim, firma sahibi olarak seviyoruz şimdi bu konuşmaları dinlemeyi ama değil mi?

Genel olarak firma sahiplarinin, yöneticilerinin tutumu şu oluyor. “Adamlar karşımıza kravatları, mini etekleri ile gelmişler. O kadar sayfa sayfa kitaplar ile sunum yapıyorlar. Şimdi anlamadım demeyeyim. Müdürlerin önünde ayıp olmasın.”

Çok güzel, Çok güzel.”,

Eğer anlatınlara hakim olma işini reklam ajanslarına bıraktıysanız, ajanslarının yaptığı bu sunumlara en fazla şu yorum şu geliyor.

Şimdi firmanın web sitesinde fabrikanın dıştan resmini daha büyütelim. Öyle daha güzel olacak sanki

El Cevap, “Hay hay Cem Bey…Ne güzel gördünüz, bizim arkadaşlar orayı kaçırmış.

Ardından da gelen iltifatlar, bazen tatlı-sert işimizi biz biliriz tutumları ile işte bir toplantıyı daha atlattılar.  

Web Sitesi ve PR Çalışması Analizleri, Denetim ve Raporlama

Bütün bu çalışma şeklinden içten içe şüphelenmeye başladıysanız ne yapmak gerek?

Öncelikle kendinizi Sosyal medya kullanımı, web tasarım ilkeleri ve SEO konusunda geliştirmeye başlayın.

Muhasebecinizin sizden bir şeyleri zimmetine geçirdiğinden şüphelenseniz, oturup hesapları kendiniz kontrol ederdiniz değil mi? Öyle bir durum ile karşılaştığınız da muhasebe mi öğreneceğim diye hayıflanmazdınız değil mi?

Reklam ajanslarının ayrıcalığı ne?

Ve reklam ajansları ile ilgili genel gördüğümüz sorunda genel de şudur.

Sizin binlerce, milyonlarca liralık kar yapmak için anlaştığınız firmalardaki bazı çalışanlar hariç, asıl işi yapan çalışanlar genelde çok düşük hatta bazen asgari ücretin biraz üzeri maaş alırlar. Bu kişiler asla ve asla sizin işinizi sizin kadar sahiplenmezler.

Ve firmalar için yanlış izlenen PR çalışmalarının, yanlış tasarlanmış bir web sitesinin asıl zararı kendi maliyetleri değildir. Asıl zararı getirmesi gereken müşteriyi getirmedikleri için verdikleri zarardır. Ki edindiğimiz tecrübelere göre bunun ne ölçüde büyük olabileceğini gördüğünüz zaman inanın reklam ajansınızı adım adım takip ettirirdiniz.

Reklam ajansı mağduru olmamak için yapılacaklar listesi

  • Firma sahibi olarak ilgili konular, web sitesi tasarımı, SEO, Adwords, sosyal medya uzmanlığı gibi konularda kişisel gelişim eğitimleri alın.
  • Firmanızın alan adlarının sahibi olduğunuza emin olun. .com, .org gibi alan adlarını alırken aracı kullanmayın.
  • Web sitesi barındırmasının nerede olduğunu bilin. Ve web sitenizin güncel yedeklerini sürekli olarak alın.
  • Google Search Console, Google Analytics, Google Adwords, Google My Business, Facebook Business vb tüm panel girişlerinin şifrelerine ana sahibi olduğunuza emin olun.
  • Her konuda en az aylık yazılı raporlar isteyin. Bu raporların hangi program ise ondan çıkarıldığına emin olun. Yani Google Adwords için ise Google adwords’ten geldiğine, Google Analytics ise Google Analytics’ten geldiğine emin olun.
  • Her zaman ikinci bir yorum alın ama bu ikinci kişileri reklam ajansları ile tanıştırmayın ve buluşturmayın. İki tarafın söylediklerini sürekli olarak mantık süzgecinizden geçirerek değerlendirin.
  • Firmanız için yıllık reklam bütçeleri belirleyin. Bu bütçelere karşı ne yapılması gerektiğini yıllın başından hedefleyin. Ve her zaman bir iş için ortalama piyasa fiyatından daha yüksek bir ücret ödeyin. Gerçekçi olursak kimse çok istekte bulunmasına rağmen piyasa fiyatı kadar ücret ödeyen bir firma ile ilgilenmek istemez.
  • Facebook, Instagram ve Twitter takipçi sayısını düzenli olarak arttıracak çalışmalara reklam bütçenizin içinde yer verin.
  • Fotoğraf ve Video çekimleri için firma içinde kendi ekipman ve yerlerinizi ayarlayın. Cep telefonu gibi aletler ile çekim yapmayın. Firmanızın aktif bir video kanalını yaratın.
  • Bu tüm çalışmaların arama motorları sıralamasına katkısını ve web siteniz için SEO konusunda ne kadar yeterli olduğunu denetlettirin. Her ay firmanızın arama motorlarındaki sıralamalarındaki yükselmeleri takip edin.
  • Kazıklandığınızı düşünseniz, hatta görseniz dahi asla ama asla bir reklam ajansı ile ters düşmeyin. Nazik olun. Çünkü bir çok şifre onlardadır. Ve düşündüğünüzden daha bilgililerdir. Daha başka nasıl zararlar verebileceğini kestiremezsiniz. O yüzden denetim işini onlara fark ettirmeden yapmalısınız.

Bu tür analizleri farklı bir firmaya yaptırmanın, çift başlılık yaratmaktan ziyade içinizdeki şüpheleri gidermek olarak düşünmelisiniz.

Özellikle 1 seneyi aşkın aynı firma ile çalışıyorsanız bu tür ikinci bir görüş ve analiz çok daha sağlıklı kararlar vermenizi sağlayacaktır.

Hiçbir reklam ajansına güvenmeyin demiyoruz. Ama her işte olduğu gibi nasıl olsa yapıyorlar diye işi verdiklerinizi takip etmezseniz en iyiniyetli reklam ajansını dahi yoldan çıkarırsınız diyoruz. Ve suç onlarda değil sizde olur diyoruz.

Bağlarsak diyeceğimiz ana fikir, web sitenizin tasarımını, sosyal medyanızı, PR çalışmalarınızı reklam ajanslarının insafına bırakmayın, takip edin, denetleyin, denetletin.

Bütün bu liste size uygun geldi ise çalıştığınız reklam ajansınızı veya web sitesi tasarım firmanızın çalışmalarını analiz etmek için bize ulaşabilirsiniz.

Arama sıralamalarında üst sıralarda yer almak istiyorsunuz. SEO çalışması size ya uzak geliyor, ya da onca parayı o çalışmalara vereceğinize işin daha kolayı Google Adwords reklamları ile zaten ilk sırada yer alacağınızı düşünmeye başladınız.

Potansiyel müşterileriniz orada bekliyor. Ama O Google Adwords panelleri size o kadar karışık geliyor ki aracı firmalardan, reklam ajanslarından yardım almadan mümkün olmayacağı fikri size giderek cazip geliyor.

Zaten Google adwords aracı firmalarının sizi rahat bıraktığı da yok. Sürekli arayıp üstten girip alttan çıkıyorlar.

Ve Google’a ilk reklamınızı vermeye sizi ikna ettiler.  Size dedikleri de çok küçük komisyonlar alıyoruz veya aylık şu kadar ücret karşılığı reklamlarınızı yöneteceğiz gibi cümleler.

Geri kalan her paranızı reklamlara harcayacağız.

Sizde inanıp parayı havale ettiniz, reklamlarınızı hazırladılar. İçinde bolca reklam stratejileri lafları ile dolu bir konuşmadan sonra güveninizi tazeleyip reklamlarınızı yayına da verdiler.

Evet parayı verdiniz ama işte istediğiniz kelimler de ilk sıradasınız.

Hatta size Adwords’ten daha basit kullanıma sahip bir panelin girişinin şifrelerini dahi verdiler.

Artık her şeyi gördüğünüzü bildiğinizi zannederek reklamlarınızı günlük olarak takip etmeye başladınız.

Bütçe mi bitti? Olur hemen yeni bakiyeyi yükleyelim.

Zaten reklamdan ilk müşterileriniz geldi. Karşılığını aldıktan sonra paranın ne önemi var?

Birkaç ay sonra alışkanlığa dönüşen para verelim müşteri gelsin durumunu bir an durup kontrol etmeye başladığınızda ilk günkü gibi müşteri gelmediğini ama giderek te daha çok para vermeye başladığınızı fark ettiniz.

Daha da kötüsü giderek kötüye giden bu durum için reklam ajansınızı aradığınızda da kibirli bir ses tonu ile rekabetin giderek arttığını daha fazla bütçe vermeden işin altından kalkamayacağınıza sizi ikna ediyorlar.

Tam bir kısır döngüde giderek artan bütçeler ile reklam ajansına para havale etmeye devam ediyorsunuz.

Reklam ajansının size verdiği panele girince de her şey dediklerine uygun gidiyor gibi görüp şüphelerinizi kalbinize gömüyorsunuz.

O zaman özetleyelim. DOLANDIRILIYORSUNUZ.

Google Adwords üzerinden çok sağlam paralar kazanmayı hedef olarak bellemiş bazı reklam ajanslarının en büyük adwords hilelerinden biri “Ara Panel” uygulamasıdır. Çoğunlukla bu paneller orijinal adwords paneli ile bağlantılı ama fiyatlar kısmında reklam ajanslarının şişirme yapabileceği ara kodlar ile doludur. Size gösterilen de şişirilen fiyatlardır. İlk başta bu fiyatlar Google Adwords’ün fiyatları ile birebir aynıdır. Zaman ilerledikçe reklam ajanslarının açgözlülüğüne bağlı olarak bu fiyatlar giderek şişer.

Hatta hatta daha da kötü reklam ajanslarına şahit olduk ki, reklamlarınız daha hızlı bitsin ve tekrar tekrar  para alabilsinler diye reklamların bir çoğuna kendileri tıklıyorlardı. ( Bu konuya da ayrıca değineceğiz.)

Ne zaman şüpheleneceksiniz?

  • Google adwords reklamlarınız ve bütçeniz gün içinde birkaç saat içinde bitiyorsa,
  • Reklamlarınız için ortalama tıklanma maliyetleri size verilen reklam ajansına ait panelde 10 TL’nin üzerine çıkmaya başlamış ise,
  • Reklam ajansınızdan rapor istediğinizde Google Adwords logolu 3-4 sayfalık raporları değilde uyduruk excel, pdf dökümanları geliyor ise,
  • Ne kadar isteseniz de isteyin sizi Google Adwords paneline yönetici olarak atamıyorlar ise,

Bu son madde önemli.

Yani siz bıçak kemiğe dayanıp ta orijinal adwords panel girişi istediğinizde bu sahtekar reklam ajanslarının en büyük yalanlarından biri, her şeyin tek mail hesabı üzerinden yönetildiği, panel girişi için ayrı bir mail hesabı açılmadığı için size yönetim-giriş yetkisi veremeyeceklerini söylemeleridir.  

Elbette böyle bir durum yoktur. Google Adwords’te her hesaba, yani reklama çıkılan her web sitesi adresi için ayrı ayrı kullanıcılar tanımlanabilir.

Size Google Adwords için ilk tavsiyemiz, ilk reklamınızı  Adwords üzerinde kendiniz açın. Yardım alacaksanız da kendi orijinal adwords paneli üzerinden Google telefonlarından destek alın. Her şey sizin kontrolünüzde ise o zaman güvenilir bulduğunuz uzmanlardan destek alabilirsiniz.

Adword reklamları ile ilgili paranızı koruyacak diğer ipuçlarını da paylaşmaya devam edeceğiz.

Cumartesi, 30 Aralık 2017 03:08

Web Tasarımcısı Eğitimi Nasıl Olmalı?

Elbette karşı çıkanı çok olur ama neden web tasarımcısı eğitimi yok! Var olduğunu iddia edenler olacaktır, ama o zaman hipotezim şu, neden kimse gurur dolu web tasarımcısıyız diyemiyor! Neden hala halkın önemli bir kısmı, web tasarımcısına yeşilçam filmlerinin hoparlör kenarında kendi kendine dans eden adam muamelesi yapıyor? Neden hala mesleğe yeni atılanlar sevdikleri kızın babasına, şimdilik web tasarımcısıyım, ama kpss yi bekliyorum demek zorunda hissediyor. Sene 2017 neden hala web tasarımın ilk yılları gibi hala aynı eleştiriler cevaplanıyor?

Web tasarımcıların sıklıkla duydukları;

“Herkes web tasarımcısı zaten”.

-O zaman bizi niye çağırdınız? Yoldan çevireydiniz birini, daha iyisi siz ne güne duruyorsunuz?

Devamı en sevdiklerimden, ”Eh bende kendi çapımda uğraşıyorum tabi, hatta daha önceki web sitemi ben yaptım. İyidi ama eskidi tabi..”,

-Bayım, bir sayfayı word’te html olarak kaydedebildiğiniz için sizi web tasarımcısı olarak görmemiz mümkün değil.

Web Tasarımcılığı Nedir?

Bu sorunun cevabını az çok yazmadan önyargılar ile uğraşmak çok zor hatta mümkün değil. İşin özü, web sitesi tasarımcılığı iş sınırları sürekli genişleyip sürekli alt dallara ayrılan internet veya intranet uygulamalarının hepsini kapsayan çok geniş bir çalışma sahasıdır. İster klasik tanıtım web sitelerinin notepad ile html kodlayın, ister mobil uygulamalara arabirimler tasarlayın, siz kendi sıfatınızı karşı taraf için özelleştirmedikçe, halkımız için herkes web tasarımcısıdır.

Halktaki bu algı yüzünden neredeyse tüm bilgisayar başındaki kişiler webci muamelesi görmekten kurtulamaz.

Tesla için kokpit yazılımları da yapsanız Cemil amca için potansiyel webcisinizdir.

Bu sebeple ilk ön yargının doğma ve ölme nedenini kısaca açıkladık. Yani aslında klasik anlamda web tasarımını meslek edinen kişi sayısı aslında çok ama çok az.

Peki bu yazıya konu olan klasik web sitesi tasarımcısı kimdir? Bir şeyleri sınıflandırma isteğimize karşılık vermek olarak yazacak isek, Internet üzerinde bir sunucu barındırması altında, bir firma veya kişi için tanıtım veya satış olmak üzere firmalar için web siteleri hazırlayan kişilere “klasik anlamda web sitesi tasarımcısı” olarak bakabiliriz.

Neden Klasik Web Tasarımcı Sayısı Düşündüğünüzden Azdır?

Web tasarımcısını tarif ederken müşterilerin beklentilerine göre bir tanımlama yapmak gerekir. Halkımız “en iyi web tasarımcısı” tarifi yaparken şu özellikleri istemektedir. Elbette madde madde bu bu diye sayamazlar ama isteklerini alt alta yazarsak karşılığı aşağıdaki ana maddeler olur.

  1. İyi grafik tasarım yeteneği olmalı,
  2. Bir bilişim yazılım diline iyi hakimiyeti olmalı,
  3. En son css bilgisine sahip olmalı, bootstrap, css3 vs, vs,
  4. Yönetim panelli web siteleri kurabilmeli,
  5. Satış web siteleri kurabilmeli,
  6. En azından bir web barındırma hesabı yöneticisi olmalı,
  7. Mobil web siteleri kurabilmeli,
  8. Mobil yazılım dillerinden birinde iyi hakimiyet,
  9. Kesinlikle çok iyi bir dökümantasyon uzmanı,
  10. Çok iyi bir edebiyat yönüde olmalı,
  11. İyi bir reklam yazarının özellikleri de olmalı,

Bir de müşterilerin bir web sitesi tasarımcısından opsiyonel istekleri vardır. Giderek bu opsiyoneller ana maddelere eklenemeye de başlamıştır.

İyi bir web tasarımcısı;

  1. Sosyal medyayı çok iyi kullanabilmelidir
  2. SEO çalışmalarına tam hakimiyeti olmalıdır.
  3. Dijital reklam uzmanlığı olmalıdır.

Bunlar bir müşterimize gittiğimizde sübliminal olarak, bize iletilen isteklerden derlediklerim. Kesinlikle eksiltilecekler yoktur arttırılacaklar vardır. Bu maddeler web tasarımcılığı konusunun nasıl giderek genişleyen bir evren olduğunu ortaya koymaktadır.

Peki bu kadar bilgiye sahip olması beklenirken  gerçek web sitesi tasarımcı sayısının fazla olabilmesi mümkün müdür?

Bir de web tasarımcıların hor görülmesinde işin arz tarafı vardır?

Bir web site tasarımcısı ne kadar donanımlı olsa da diğer web tasarım firmalarının reklam kampanyalarının ilk kurbanı olmaktan kurtulamaz.

İşte birkaç web tasarım reklam kampanyası sloganları örnekleri.

“Neden web siteniz hala yok, ki aslında yapmak çok kolay, üstelik bedava”

“50 TL ye kişisel, 100 TL kurumsal web sitesi”

Bu sloganlar ile pazara girenler de öyle küçük firmalar değil, bazıları milyar dolar düzeyinde sermayeli. Peki gerçekten web tasarımı bu kadar kolay yapılabiliyor mu?

Net cevap elbette hayır. Ama burada bizden yine kapitalizmi yaratan başlıca soruya cevap isteniyor.

İşinize çok az yarayacak olanı bedavaya almak mı, gerçekten işinize yarayanı hak ettiği fiyata almak mı?

Bir bisiklette sizi 1000 km götürür, Bir Ferrari de. Asıl mesele bir bisiklet ile Ferrari ve arasındaki diğer seçeneklerin hangisinin bütçesinin size göre olduğudur. Tabi bir bisiklet alırsanız, o varmak istediğini 1000 km boyunca pedalı siz basacaksınız.

Buradaki web sitesi tasarımı ile olan metaforu size bırakıyorum.

Yani web tasarım firmaları da paranız ölçeğinde size bisiklette satıyor olabilir, Ferrari de.

Ama buradan çıkan sonuç web tasarımcıları  çok ama çok fazla donanımlı olmalıdır.

Bu manzaraya göre çıkan sonuçlar şunlar olmaktadır.

Web tasarımcıları arasında bisiklet yapabilen ile Ferrari yapabilen de vardır. Yani her web tasarım firması ve tasarımcısı aynı değildir.

Bu açıdan web tasarımcı sayısı görünürde ne kadar çok olursa olsun, aslında gerçek donanımlı web tasarımcısı sayısı sürekli de artan web sitesi tasarımı müşteri sayısını karşılayabilmekten çok ama çok uzaktır.

Donanımlı web tasarımcıları da hem web tasarımcısı sayısı çok fazla illüzyonu yüzünden, hem giderek artan müşteri talepleri ve öğrenilmesi gereken teknoloji istekleri yüzünden ilerleyen yıllarında mesleklerine küsme noktasına varmaktadır.

Peki Web Tasarımcı için Çözüm Nedir?

Çözüm dile kolay ama uygulanması çok zor olandır. Eğitim. Milli düzeyde tüm lise ve lisans düzeyinde verilmesi gereken web tasarımcısı yetiştirme zorunlu eğitimidir.

Gerçek dünya da web sitesi tasarım isteği o kadar yoğun olarak artıyor ki, durum ortaokul düzeyinden başlayarak web tasarım eğitimi zorunlu olursa bir çözüm başlangıcı yaptık diye bahsedebiliriz.

Tamam şu an bazı okullarda web tasarım eğitim verilemeye başlandı. Peki neden hala bir gram bile web tasarımcı algısında ve kalitesinde değişiklik olmadı.

Bas bas bağırarak diyebilirim ki verilen eğitim çok ama çok yanlış.

Web sitesi tasarım eğitimi  hala bir yabancı dil eğitimi gibi verilmeye çalışılıyor.

“Öğrenciler önce temeli öğrenmeli.”

Gelsin html, gelsin css, gelsin ne kadar temel terim.

Eğitim için kulağa ne kadar doğru geliyorsa uygulama da o kadar yanlış bir eğitim sistemi.

Yukarıda bir tasarımcıdan beklenenleri ve bilmesi istenenleri hatta eksik olarak bile sıraladım. Ne kadar çok madde var değil mi? Peki bir öğrenci ne kadar sene eğitim alabilir? 2,3,5,10 ?

Ve bu öğrenme yoluna temel bilgileri öğreneceğim diye yola çıkarsa azimli ise ancak 45 veya 50 sinde mesleğe atılabilir durumda olmaz mı?

Bu durumda, artık geçelim temeli öğretmeyi, en son web tasarım uygulamaları ne ise oradan başlatalım öğretmeye.

Bir çok son teknoloji web sitesi yapım ara programları ve yazılımları var. Direkt onları öğretelim.

En son grafik tasarımlarını gösterelim.

Kesinlikle web tasarımcısına kod nasıl yazılır göstermeyelim. Onlar yazılımcıların işi olsun. Web tasarımcılarına yazılım eğitimi değil, o yazılımlar ile yazılmış web tasarım yazılımlarını öğretelim.

Önce en son web yazılım teknolojisini gösterelim gençlere.

Web tasarımı eğitimi bir Everest tırmanışıdır. Eğitim sistemimiz onları deniz seviyesinden yukarı çıkarmaya çalışıyor. Kimi yolda pes ediyor, kimi zirveye vardığında zaten çok yorulmuş oluyor.

O yüzden eğitim sistemi onları zirveye yakın bir yere bırakmalı. Zirveye çıkmayı kolaylaştırmalı. Zirveleri görenler eğer merak ederse yavaş yavaş aşağı insin.

Sonuç almadığı açık olan bir sistemde ısrarın büyük nedeni de hala okulların beyaz veya kara tahtalar ile öğrencileri oyalaması. Kaç kişiye kaliteli bilgisayar düştüğü malumunuz. Bilgisayar mühendisliği bile okusanız üniversitelerin durumu ekipman anlamında içler acısı.

Bu eksikliğe zaten yoksun olan duruma bir de kafası karışık öğreticiler, öğretim üyeleri ekleniyor.

Web tasarım eğitimi verdiğini söyleyen kurumların da çoğu göstermelik.

Üniversiteler de durum daha da vahim. Konuya müdahil olması beklenen bilgisayar mühendisliği hocaları, web tasarım diye bir dersi bırakın okutmayı teşvik bile etmiyor. Öğrencilere verdikleri bakış açısı web tasarımı çok kolay, daha özel şeyler ile uğraşın. Ülkemizde web tasarımcısına olan garip ve tutarsız hor görme bakış açısı üniversite hocalarında da pek farklı değil.

Bu ülke, öncelikle web tasarım eğitimi yaygınlaşmaz ise ve hala eğitim sistemi web sitesi yapmak için temelden her şeyi öğretmeliyiz ısrarını sürdürür ise talebi karşılayacak gerçek uzmanları mumla aramak zorunda kalacak.

Peki eğitim sisteminden kişisel olarak umudum var mı?

Yok.

Bence daha sorunu tanımlayamamış bir sistem çözüm üretemez.

Web tasarımı dünyada giderek sanal gerçeklik düzeyine ilerlerken biz hala html tasarımları nasıl yoluna sokarız diye düşünürken umut var mı?

Kim ne derse desin web tasarım mesleği dünyadaki en spesifik ve karışık meslek olma yolunda hızla ilerliyor. Web sitesi tasarımları sanal gerçeklik katkılı uygulamalar, holografik mobil yazılımlar gibi artık bilim kurgu filmleri katkılı fikirler ile giderek karmaşıklaşıyor. Eğer işin ciddiyetini anlamaz isek bir çok ülkemize ait firma web tasarımlarını da yurt dışına yaptırmaktan başka çare bulamayacak.

Çünkü ülke de bu ihtiyacı karşılayacak web tasarımcı olamayacak.

Salı, 26 Aralık 2017 04:07

SEO Uzmanları Sizi Kör Etmesin

Bir zamanlar çok çok uzak bir galaksi de…SEO çalışmaları sanırım bir çok kişiye bu şekilde başlayan bir masal gibi geliyor. Bunun net nedeni olarak SEO uygulamalarının ülkemize aynı web tasarımı gibi “çok kolay herkes web tasarım yapar” gibi çok yanlış bir algı ile giriş yapmasından kaynaklandığını söylemek doğru olacaktır.

“Şimdi hayal edin…Hoop…Google’da ilk sıradasınız!” diye anlatılan Alice harikalar diyarındaki sihirli mantar gibi pazarlanan bir ürüne ne kadar saygı duyulabilir ki?

SEO ve Web Tasarımı

Peki şu an ki durum ne? Görebildiğim kadarı ile pek bir ilerleme olmadı. Hala yapalım, akşama saat sekizde ilk sıradasınız diye pazarlanmakta.

Daha kötüsü aslında SEO çalışması altında sübliminal mesajla pazarlanan asıl ürünü gözden kaçırabiliyoruz.

SEO pazarlamaları ile asıl satılan ürün “Google Sıralamaları”. Mucize olarak pazarlanan aslında SEO çalışmalarından önce “Google”.

Çalışmalara başlayan herkeste, Google’da ilk sırada olursam hayatım kurtulacak, bundan sonra Bali’de martini yudumlayarak hayatımı geçireceğim. Çalışma yapan ve yaptıran da bu beklentisi pompalanmıyor mu?

İşin aslına gelince Google’da istenilen anahtar kelimelere göre ilk sıra getirdiğimiz müşterilerimize bakarak resmi tekrar çizmek gerek.

Durum kesinlikle güllük gülistanlık değil. SEO çalışmasını sadece google’da ilk sıraya bir bilet olarak gören ve bu yönde çalışmalar yapan bir çok firma hüsran ile karşılaşabiliyor.

Öncelikle bazı sektörlerde Google’da ilk sırada olmak hiç anlamlı olmayabiliyor. Bir sanat merkezi veya dernek gibi bir kurumsanız ilk sıralara çıkarmak çokta önemli olmuyor.

Veya ürün veya hizmet ücretleri rakiplerinden fazla olan işletmelerin başına ise şu gelebiliyor. Önce onlara fiyat sorup sonra Google listelerinde hemen aşağısındaki firmaya işi veriyorlar. Yani ilk sıradaki firmada sadece bol telefonlar alıp değerli zamanını listedeki diğer rakiplerine müşteri sağlamak için kullanıyorlar.

Bazen firma sahipleri ilk sırada olmaya o kadar kanalize oluyorlar ki işi kumar tutkusuna dönüştürüyorlar. Elde telefon sıralama kontrollerinden tutun, SEO uzmanına gece iki de telefon etmeyi sakınca görmeyecek kadar huzursuzluk kaynağı olabiliyorlar.

O zaman buradaki temel yanlış nerede?

Şurada SEO çalışmalarına sadece ne pahasına olursa olsun Google sıralamalarında yükselmek olarak bakarsanız daha işin başında tuzağa düşmüş olursunuz.

SEO kurallarına tekrar tekrar bakacak olursanız, daha önceki yazılarımızda da bahsettiğimiz gibi bir web sitesinin kalite kurallarıdır. Asıl amaç web sitesi tasarımını iyileştirmektir. SEO kurallarında geçen her şey ama her şey sadece firmanızın web sitesinin kalite ve bilinirliliğini arttırma amaçlıdır.

Google sıralamalarında yükselme zaten bu çalışmalar yapılırsa kendiliğinden gelmektedir.

Maalesef bu argüman halen piyasada iş yapan kendini SEO uzmanı olarak sınıflandıran meslek sahiplerinin işine gelen bir durum değildir. Çünkü tüm sektör bambaşka bir şekilde iş yapmaya temellenmiş durumdadır. Bu temeli yıkmakta o kadar kolay değil.

Çok ince ve bir çok gereksiz SEO kuralı, SEO çalışmalarını önemli göstermek adına sanki çok önemli gibi pazarlanmaktadır. Özellikle tüm piyasa SEO backlink değiş-tokuşu üzerine kurulu. Herkes birbirinden link alıp satmaya odaklanmışken, kimse web sitelerinin nasıl gözüktüğüne ilgi duymamış.

SEO ve Web Tasarımında Her Şeyden Önce Kalite

SEO konusunda açık ve firmaya başarı getiren iki konuya kimse tam odaklanamıyor.

  • Özgün ve kaliteli içerik oluşturma,
  • Firmanın kaliteli sosyal medya aktivitesini arttırmak.

Google artık binlerce backlinki olan sitelerden ziyade bu iki kuralı yerine getiren siteleri ciddiye alıyor.

Ancak bu iki olgu da uygulanması zor ve meşakatli konular. Sürekli kaliteli içerik oluşturmak gerçekten kolay değil.

Sosyal medyada da diğer SEO kuralları gibi karşınızda algoritmalar değil gerçek insanlar var. Onları etkileyecek içerik oluşturmak başlı başına apayrı bir konu.

Arama motorları da kaliteli siteleri belirleme yolunda işte bu iki kritere bu yüzden yüklenmeye başladı.

Ama hala ısrar ile SEO pazarlayıcıları eski alıştıkları düzenleri elden gitmesin diye önemi ikinci planlara düşmüş tüm bilgileri mucize gibi pazarlamaya devam ediyorlar.

Bu da SEO konusunu daha da insanlardan uzaklaştıran bir argümana çeviriyor.

SEO çalışmasında yapılması gerekenleri sıralayacaksak;

  1. Tüm çalışmalar, SEO, Sosyal Medya vs., web sitenizin firmanıza gerçek müşteriler kazandırmak için yapılan çalışmalardır.
  2. Web siteniz asıl oyuncunuzdur. Gözünüz gibi bakmanız gereken odur. SEO kuralları değil. Grafiğinden tutun, içeriğine kadar dolu dolu ve özgün olmalıdır.
  3. SEO çalışması asla bir kumara dönüşmemelidir.  
  4. Sosyal medyayı ihmal eden bir firmanın artık değil Google sıralamalarında gerçek hayatın hiçbir yerinde hiçbir şansı yoktur.
  5. Her firmanın Google’da yükselmesine ihtiyaçta yoktur. Reklam çalışmalarını Google’da öteye taşıyarak çok daha başarılı olabilirsiniz.
  6. Bazı firmalar için Google’dan alınan adwords reklamları kadar paranın boşa gittiği bir yer yoktur.
  7. Çalışma kadar firmaların SEO başarılı olursa ne yapacağız planı da olmalıdır. Bu plana fiyat politikasından artması gereken personel sayısına kadar tüm detaylar dahil edilmelidir.
  8. SEO biten bir çalışma değildir. Ve sürekli web tasarımı ile aralarında birbirini destekleyen bir ilişki olmalıdır.
  9. Çalışmalar başarılı olacak diye web sitesinin ana sayfasının binlerce anahtar kelime ile doldurulması, site başlıklarının ucune bir hale getirilmesi, her içerikte mantıklı cümleler yerine anahtar kelime dizileri ile doldurulması gibi bir çok saçma SEO çalışması web sitenizi kullanıcılara ve potansiyel müşterilere ucuz gösterdiği ve kaliteli ve paralı müşterileri firmanızdan uzaklaştırdığı unutulmamalıdır.

Bu durumda önem verilmesi gereken temel, SEO çalışmasından önce firmanızın imajıdır. Çalışmalar da bu imaja katkıda bulacak şekilde yapılmalıdır.

Ucuz SEO çalışmaları ile dolu web sitelerinden ziyade, güzel ve anlamlı web sitelerinin etrafımızı sarması dileğiyle,

Page 1 of 8