Bir Firmadaki Herkes Aslında Bir Web Tasarımcısı Mıdır?

Yazan
Bir Firmadaki Herkes Aslında Bir Web Tasarımcısı Mıdır? Bir Firmadaki Herkes Aslında Bir Web Tasarımcısı Mıdır? Smartien

Şu an dünyada web tasarımı ile ilgili ilginç bir tartışma başlamış durumda. Bir firmadaki herkesi bir web tasarımcısı mı kabul etmek gerekir?

Dünya da bu soruya ilginç bir şekilde “evet” şeklinde bir kabul ile başlamanın firmaya web tasarımı için çağrılan kişinin işini çok daha kolaylaştırdığı konusunda bir anlayış benimsenmeye başlanmış durumda.

Web tasarım bir çok firma ve organizasyon için kritik düzeyde önemli hale gelmeye başladıkça, sürece karar veren kişi sayısı da bu önem ile doğru orantılı arttığı ortaya konmuş bir gerçek.

Web Tasarımcısının Asıl Sorunu

Dünyada da aynı Türkiye de olduğu gibi tasarım için asıl çözülmesi gereken meselenin tasarım yeteneklerinden ziyade iletişim yetenekleri olduğu giderek kabul gören bir fikir olmaya başlamış.

Müşterilerin sürekli olarak değişebilen yapısından dolayı web tasarımında mükemmeli istemesi web tasarımcılarının işini oldukça zorlaştırmaktadır.  

Web tasarımcısı hem bir yandan istekleri gerçekleştirmeye uğraşırken hem de firmadan alt ve üst birimlerden gelen yeni istekleri karşılamaya çalışmaktadır.

Çoğu gelen istekler ise herhangi bir tasarım eğitimi almamış kişilerden geldiği için bu istenileni yapma-yaptırma haline dönen bir bilek güreşine dönmektedir.

Türkiye'de Web Tasarım

Türkiye’nin de web tasarımı konusunda Dünya’yı yakından takip etmesi sonucu bu sorun giderek her türlü web tasarım sorununun önüne geçmeye başladı.

Bir web tasarımcı bir firmaya web sitesi yapmak için çağrıldığında, en başta gösterilen siz her şeyi bilirsiniz saygılı tavrı günler içinde hiç bir şekilde tasarım eğitimi almamış, önce firma müdürleri ardından patronları ve hatta süreç uzadıkça kat görevlilerine kadar ulaşan tasarımcının etrafını bir bulut gibi saran onu hareketsiz bırakan bir yorumlar silsilesine dönüşüvermekte.

Bu da tasarım eğitimi almış ve yıllarca web sitesi yaparak deneyim kazanmış tasarımcıyı deli eden bir kargaşaya, neden buradayım sorularına dönüşmekte.

Çevremde işinde iyi olan bir çok iş arkadaşım sırf bu eleştiri bombardımanı yüzünden işlerinden soğuyup web sitesi yapımı yerine başka alanlarda iş aramaya bile başlamıştır.

Ancak anlaşılıyor ki bu durum ülkemize özel bir konu değil. Dünyada da çok benzer bir tartışma giderek alevlenmiş.

Gelinen son nokta da kabul edilmesi gereken bir gerçekten bahsediliyor.

Aslında bir firmaya web tasarımı yapılıyorsa, o firmadaki bu sürece dahil olan, tasarım eğitimi almış veya almamış herkesin de birer tasarımcı olduğunu kabul etmenin web tasarımcının psikolojisi açısından rahatlatıcı bir unsur olduğunu söylüyorlar.

Web tasarımcılar arasında olan bu tartışama da, bir şekilde web tasarımcının egosunu bir yana bırakıp, eleştirileri elinden geldiğince önemsemeyerek ama bir şekilde uzlaşı yoluna giderek karşılamasının işleri her iki taraf açısından da daha rahatlatacağı fikrine varan bir taraf oluşturmuş.

Bu sonuç benim açımdan da durumu yıllar önce kabul ettiğim bir sonuç. Yanlış dahi olsa fikirler çok berbat olmadıkça tasarımı firmadan gelen isteklere göre şekillendirmeye çalışmışımdır.

Web Tasarımcısının En Değerli Yeteneği; Zaman

Yine bu tartışmalar da konuyu neden bu şekilde çözülmesi gerektiğine dair güzel bir ana neden verilmiş. Tasarımcının en değerli yeteneği yani vakti, çok değerli. Ve ancak tasarladıkça kendini geliştirebiliyor. Bu kıymetli vakti de saatler süren bir ego savaşında kaybetmek çok daha akılsızca olacağı vurgulanmış.

O yüzden yapılması gerekenin firma içi herkesin aslında tasarım sürecinde bir şekilde bir web tasarımcısı olduğunu kabul etmenin asıl tasarım eğitimi almış kişiye başka işler için zaman kazandıracağını, o başka işlerde daha verimli başka sonuçlar alacağını belirtmişler.

Yine burada dikkat çeken bir noktada aslında markalaşma ve firmanın geleceği hakkında profesyonellerin sürece çokta etki edemediği anlaşılıyor. Yani bir şekilde web tasarımcı bir firmayı bir yöne çekmeye zaman harcasa da sonuçta firmanın toplam tasarım vizyon kalitesinin süreci belirlediği ortaya konmuş.

O zaman tasarımcının ana hedefi de kıymetli vaktini zaten boğuşamayacağı bir firmaya vizyon kazandırmaktan çok istenilene odaklanmak olmalıdır.

Özellikle Türkiye’de bir çok firmanın aile işletmesi olması da bence bu süreçte web tasarımcısının bu düşünceye savunmasını kolaylaştırdığını söyleyebilirim.

En nihayetinde tüm süreç patron-aile üyelerinde sonlanmakta ise gereken uyarıları yapıp, firma ile arayı bozacak kadar direnmeler yapmamanın her iki taraf için çalışma huzurunu sağlayacağına inancım tam.

Bunun iyi veya kötü olup olmadığını ise geleceğe bırakmak çok daha doğru bir davranış.

Ne de olsa önümüzde koca bir web tasarımı isteyen firmalar ve bir çok keşfedilmesi gereken yenilikler varken, hayatı sonuçta gerginlik olacak bir tartışmaya başlamanın kime faydası olacak ki?

Hele İzmir’de web tasarım yapıyorken, kimse eleştiri konusunda kendini sınırlamıyorken iletişimin tasarımdan önce geldiğini anlayan tasarımcı ve yazılımcılar daha fazla iş yapabileceklerdir.

Müşterilerime her zaman dediğim gibi, web tasarım işinin yüzde 20’si bilgisayarda, yüzde 80’i insanlar ile iletişim ile yapılır.

 

Kaynak Makale; https://boagworld.com/design/are-we-all-designers/?ref=webdesignernews.com

Okunma 71 defa