Yapay genel zeka geliyor mu?

Yapay zeka geliştirme haberleri ile muhtemelen akranlarım gibi Terminatör filmlerinden beri ilgiliyim. Bilinçaltına kazınan felaket travmaları dışında bu alandaki bilimsel gelişmelerin belki de hayatımızı en çok değiştiren gelişmeler olduğu içinde bu ilgim sürekli canlı kalıyor. Ekonomik krizlerin içinde bilimsel gelişme haberleri şu an sizi çok heyecanlandırmıyor olabilir. Ama geçen hafta içinde yapay zeka alanında önemli bir açıklama oldu. Google DeepMind baş araştırmacısı Dr. Nando de Freitas cesur bir açıklama ile "oyunun bittiğini" ve yapay zekayı daha fazla ölçekleyebildiklerini ve yapay genel zekaya çok yaklaştıklarını açıkladı.

Bir çoğumuz için “yapay zeka” ile “yapay genel zeka” tanımı arasında bir fark olmayabilir. Wikipedia tanımı “Artificial General Intelligence (AGI)” yani Türkçe’ye çevirebildiğimiz şekli ile yapay genel zekayı “bir insanın yapabileceği herhangi bir entelektüel görevi başarıyla yerine getirebilecek bir makinenin zekası” olarak tanımlıyor. Ancak, “yapay genel zekanın” tanımı hala tartışmalı da bir tanım. Bunu da biraz açıklamak istiyorum.

Gezegenimizin tüm tarihini bir yıla indirebilseydik, insanlar 31 Aralık'ta kabaca saat 23:00'te ortaya çıkmış sayılırdı. Yaklaşık 200 bin yıllık tarihimiz ile Dünya tarihinde çok önemsiziz. Bu kısa zamanda var olan insan evriminin son eseri homo sapiens sonsuz miktarda ve türde veriyi emiyor, biriktiriyor, işliyor, öğreniyor, kaydediyor ve çözüyor. Önceden tanımlanmış algoritmalar olmadan, her an bize gelen her şeyi görüyor, duyuyor, tat alıyor, kokluyor, dokunuyor ve düşünüyor. Bu muhteşem öğrenme yönteminin çarpıcı sonuçları sayesinde, fiziksel özelliklerimizi, kültürlerimizi, dillerimizi, davranışlarımızı, geçmişlerimizi, çevremizdeki dünyayı ve beynimizin sürekli gelişen kapasitesini oluşturdu. Dünya'nın 4 milyar yıllık tarihinde, son 200.000 yıllık bu süreklilik, bilinen evrenimizdeki en karmaşık bilgisayarını yarattı. Ve o büyük güç, doğduğumuz andan öldüğümüz ana kadar sürekli olarak kayıt yapan, hesaplayan, işleyen 85 milyar nöronla omuzlarımızın üzerinde oturuyor. Bu gezegene ayak basmış ilk genel zekaya sahip varlık olarak insanoğlu, yeteneklerini o kadar geliştirdi ki bugün kendi varlığını tehdit edecek yapay genel zekayı yaratıp yaratamayacağını tartışır hale geldi. Yapay genel zeka tanımı, yapay zeka araştırmacıları, bilgisayar bilimcileri, filozoflar, sinirbilimciler, tarihçiler ve antropologlar arasında belki de en büyüleyici ve çekişmeli tartışmayı ateşledi. Bu yüzden tanım üzerinde halen evrensel bir fikir birliği yoktur. Antropomorfik önyargımız, yapay zekanın da geliştikçe daha insan benzeri hale geleceğini varsayar. Ancak gerçek muhtemelen çok daha rahatsız edici ve anlaşılmaz olacaktır. Çünkü insan beynini taklit etmenin “bir açık noktası” var. İnsan beyni benmerkezci olarak sürekli kendini geliştirmeye odaklanıyor. Yani bu noktada rahatsız edici o nokta insansı robotların dünyamızı ele geçirmesi gibi sığ kuruntular olmayacak. Hazırlanılması gereken gerçek tehdit, sentetik süperzeka ile kendini geliştirmeye odaklı benmerkezci insan doğası arasındaki o ölümcül kombinasyon olacaktır. Sonuçta, insanoğlu bir noktada her iki tarafın da en iyi olduğu şeyi seçip umulandan çok daha gelişmiş bir genel zeka oluşturmak isteyebilir. Hem yüksek matematik işlem gücüne sahip hem insanın benmerkezci doğası ile birleştirilmiş bir beyin o ölümcül kombinasyon olacaktır. Kim sınır koyabilir ki? Hali hazırda Dünya’daki en ileri yapay zeka araştırma kurumu olarak kabul edilen Google DeepMinds firmasından gelen bu açıklama dahi insanoğlunun o narsist emarelerini taşıyor. Birçok bilim insanına göre de bugün hayatta olan insanların ömrü içinde böyle bir genel zekaya ulaşmak mümkün değil. O yüzden böyle bir açıklama yayınlandığı gazete editörünce “cesur” bulunmuş. Ve bu açıklama doğru veya değil insanoğlunun ne kadar aceleci olarak bu hedefe ulaşmak istediğini göstermesi yönünden çok manidar. Peki bu açıklamanın biz sıradan ölümlüler için ne gibi çıkarımları var?

Öncelikle yapay zeka gelişimi ile ilgili bu açıklamalar dünyanın bir yerlerinde teknolojinin alışılan olağan gelişme hızından çok da mutlu olmayan bir kesimin var olduğunu gösteriyor. Yani alacağınız bir bilgisayar, kuantum bilgisayarlar icat oldu haberi ile anında çöp olabilir. Çünkü yeni “yapay genel zekanın” böyle bir katalizör çarpanına ihtiyacı var ki Google böyle bir açıklama yapabilsin. Bu açıklamanın alt metninde çok hızlı bilgisayarlar konusunda da önemli bir gelişmeler yapıldığını varsaymalıyız. Eğer durum böyleyse dünyamız gözlerimizin göreceği bir zaman içinde finanstan, savunma sanayine tüm şifreleme kullanılan alanlarda kaosa girecek demektir. Yeni yapay genel zeka peşinde koşan bilim insanlarının sadece ilk keşfeden olmanın dışında bir ödül ile ilgilenmediğini de gördüğümüze göre bu kaos onların problemi değil öncelikle biz sıradanların problemi olacaktır. Sağlıklı günler dilerim.

Okunma 24 defa